Bukavul, 13. ve 16. yüzyıllar arasında Moğol İmparatorluğu’nda ve onun ardından kurulan Türk-Moğol devletlerinde hükümdarın sofrasıyla, zamanla da ordunun iaşesi ve düzeniyle ilgilenen bir saray ve ordu görevlisidir.
Bukavul Kelimesinin Kökeni
Kaynaklarda kelime bökevül, bükevül, bekevül, bugavul ve bukavul gibi farklı biçimlerde yazılır. Farsça metinlerde bakāvol, Hindistan’daki Bâbürlü kayıtlarında ise bakāwal şekli kullanılır. Kelimenin Türkçe bök- kökünden ve Moğolca -(e)vül ekinden türediği ileri sürüldü. Daha sonra kelimenin bütünüyle Moğolca olduğu ve “eğilmek” anlamındaki bökeyi- fiilinden gelen böke’ül biçimine dayandığı görüşü ortaya kondu [1]. Bu açıklamada bukavul, hükümdarın önünde eğilerek hizmet eden kişi anlamına gelir.
Bukavul ile Çaşnigir Aynı Görev midir?
Çağatayca sözlüklerde bukavul, hükümdarın yemeğini ondan önce tadan görevli olarak açıklanır ve Farsça çaşnigir kelimesiyle karşılanır. Bu karşılık görevin sarayda başladığı ilk hâlini yansıtır. İlhanlılar’dan itibaren bukavul ordunun erzakı, maaşı ve ganimeti ile uğraşan bir yöneticiye dönüştü; çaşnigir ise saray sofrasında kaldı.
Bukavul ile Yasavul Arasındaki Fark Nedir?
İlhanlı ordusunda yasavul, hükümdarın emirlerini duyuran ve meclislerde düzeni sağlayan bir görevliydi. Bukavul, kurultay ve toylara çağrılacak kişilerin davet edilmesinde ve hanın buyruklarının ulaştırılmasında yasavula yardım ederdi. Ziyafet ve meclislerde ikisi birlikte oturma düzenini belirler, mevki sırasının bozulmasını önlerdi.
Cengiz Han ve Halefleri Döneminde Bukavullar
Hûşin boyundan Borohul, Cengiz Han’ın (1206-1227) hizmetine bukavul ve bavurçi (aşçı) olarak girdi. Borohul sonraki yıllarda keşik (hükümdar muhafızları) komutanlığına ve tümen beyliğine yükseldi, ordunun sağ kanadındaki büyük emirler arasına katıldı. Moğol sarayında 3 bukavul bulunurdu ve bunlar hükümdarın öğle ve akşam yemeklerini bavurçilerle sırayla sunardı [2].
Ögedey Kağan döneminde 1240-1241 yıllarında yapılan bir sürek avında, avlanan hayvanları şehzadeler, emirler ve askerler arasında bölüştürme işi bukavullara verildi. Hükümdara yakınlıkları sayesinde bukavullar askerî işlerde de görev almaya başladı. Kubilay Kağan (1260-1294) döneminde Merkit boyundan Emir Kadaka, bukavulların başında bulunuyor ve ordu işlerini yürütüyordu.
İlhanlı Ordusunda Bukavulun Görevleri
İran’da hüküm süren İlhanlılar’da bukavul, askerî teşkilatı düzenleyen ve askeri denetleyen bir görevliydi. Askerin sayısını tespit eder, ordunun gelirlerini düzenler, erzakı sağlayıp dağıtırdı. Ordunun hangi yoldan yürüyeceğini ve ikmalin nasıl yapılacağını belirlemek, savaş ganimetini ve av hayvanlarını paylaştırmak da onun işleri arasındaydı [3].
Her tümende bir bukavul bulunurdu ve bu görevlinin maaşı dîvân-ı büzürgden ödenirdi. 1.000 kişilik birliklerde bukavul-i hezâre, 100 kişilik birliklerde bukavul-i sede adlı görevliler vardı.
Celayirliler’de Ordu Bukavulu ve Atama Yarlıkları
Muhammed b. Hindûşâh Nahcevânî’nin Celayirli hükümdarı Şeyh Üveys’e (1356-1374) sunduğu Düstûrü’l-kâtib adlı eser, bukavul atamasına ait 3 yarlık örneği içerir. Eserde, askerler arasında emirlerden sonra gelen en yüksek mevkideki kişilere bukavul denildiği kaydedilir. Görevli, büyük komutanlar gibi sultanın fermanıyla atanırdı ve vezirler onun işine karışamazdı.
İsen Timur’a verilen yarlık, onu “leşker-i mansûr” (muzaffer ordu) bukavulluğuna getirir. Yarlıkta İsen Timur’un askerlerin vezâyif (maaş), merâsim (yıllık tahsisat) ve câmegiyât (elbise bedeli) paylarını dağıtacağı, fazladan talep yapılmasına izin vermeyeceği belirtilir. Ulus emirleri ile tümen, bin ve yüz emirleri onu tek bukavul olarak tanımak zorundaydı. Toğay Timur’a verilen yarlık da aynı orduya aittir ve fetihlerden elde edilen ganimetin adaletle bölüştürülmesini ister.
Son yarlık Kutluğ Timur’u İsen Buka’nın tümenine bukavul olarak atar [4]. Kutluğ Timur’un seçilmesinde dîvân-ı büzürgde ve tümen emirlerinin yanında uzun süre hizmet etmiş olması, önceki bukavulları ve görevin inceliklerini tanıması gerekçe gösterildi. Celayirli ordusunda Emir Ali Bukavul seferlere katıldı; Doğan adlı bir bukavul da 1362’de Tebriz’de bulunuyordu.
Timurlular’da Bukavul
Timurlular’da bukavul, sofra hizmetindeki görevlilerin en üst rütbesiydi. Mutfağı denetler, yemeğe zararlı bir madde katılmamasını sağlar ve hükümdarın yemeğini tadardı. Şerefüddin Ali Yezdî’nin Zafernâme’sinde, Şirvanşah Şeyh İbrahim’in 1399-1400 yıllarında Timur için verdiği ziyafette aşçılar işin altından kalkamayınca yemekleri bukavulların hazırlayıp düzenlediği anlatılır. Timurlu hanedanının soy kütüğü olan Mu’izzü’l-ensâb, Timur’un kendisine ait bir bukavul kaydetmez, fakat Şahruh, Uluğ Bey, Halil Sultan ve İbrahim Sultan gibi oğul ve torunlarının bukavullarını sayar [5].
Timur döneminde ordu bukavulu (bukavul-i leşker) askerin teçhizatıyla ilgilenen, emirleri ileten bir idari görevliydi. 15. yüzyılın sonlarına doğru bukavul adı, medreselerde müderrislere ve öğrencilere yemek dağıtan görevliyi de karşılıyordu.
Karakoyunlu, Akkoyunlu ve Safevî Dönemlerinde Bukavul
Karakoyunlular’da bukavullar asker toplama işinde görev alırdı. Akkoyunlular ve erken dönem Safevîler’de bukavullar sarayda emirlerin hemen altında yer alıyordu. Askerin düzenini korur, savaşta birlikleri saf düzenine sokar ve emirlere para sağlardı. Safevî sarayında aynı görevlinin şahın sofracıbaşısı ve çaşnigiri olma yönü öne çıktı.
Bâbürlüler’de Mîr Bakāwal
Hindistan’daki Bâbürlü sarayında görev unvanı mîr bakāwal biçiminde devam etti. Ebü’l-Fazl Allâmî, Ekber Şah (1556-1605) dönemini anlattığı Âyîn-i Ekberî’de saray mutfağının başında mîr bakāwal adlı bir görevlinin bulunduğunu yazar. Mîr bakāwal, yazıcıyla birlikte her yiyeceğin fiyatını belirler, mutfağın defterlerini imzalar ve ambarın kapısını mühürlerdi. Pişen yemeği önce aşçı ve bakāwal, ardından mîr bakāwal tadar, yemek tabaklara öyle konurdu [6]. Tabaklar mîr bakāwalın mührüyle kapatılarak padişahın sofrasına taşınırdı.
Osmanlı Sarayında Bukavulun Karşılığı Neydi?
Osmanlı sarayında padişahın sofrasını hazırlayan ve yemeği ondan önce tadan görevliye çaşnigir denirdi. Çaşnigirler Bîrun hizmetlileri arasında yer alırdı ve 16. yüzyılda sayıları 40 idi [7].
Kaynakça:
- Zühal Ölmez, “Ali Şir Nevâyî’nin Eserlerindeki Moğolca Sözcükler -II-“, Türk Dilleri Araştırmaları, c. 25, sy. 2 (2015), s. 183-206.
- Willem M. Floor, “Ḵᵛānsālār”, Encyclopaedia Iranica, online edition, 2009, https://www.iranicaonline.org/articles/kansalar-title-kitchen-department/.
- Mustafa Uyar, “İlhanlı (İran Moğolları) Ordusunda Hiyerarşi: Askerî Yetkililer ve Nitelikleri”, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Dergisi, c. 49, sy. 1 (2009), s. 33-47.
- Ahmet Korkmaz, “Hindûşâh-ı Nahcevânî’ye Göre Geç Orta Çağ’da Askerî Bir Görevli: Ordu Bukavulu”, TÜRKAV Kamu Yönetimi Enstitüsü Sosyal Bilimler Dergisi, c. 4, sy. 1 (2024), s. 161-173.
- Ensar Macit, “Timurlularda Yeme İçme Kültürü”, Ortaçağ Araştırmaları Dergisi, c. 5, sy. 1 (2022), s. 163-171.
- Abu’l-Fazl Allami, The Ain-i Akbari, c. I, çev. H. Blochmann, 2. bs., Calcutta 1927, s. 59-61.
- Aydın Taneri, “Çaşnigîr”, TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 8, İstanbul 1993, s. 232.

