Akkoyunlu Devleti – Akkoyunlular

» » Akkoyunlu Devleti – Akkoyunlular

Akkoyunlu Devleti

Akkoyunlular, 14. yüzyılın ikinci yarısından 16. yüzyılın başına kadar Doğu Anadolu, Azerbaycan, Irak ve İran’da hüküm süren bir Türkmen devletidir. Devletin çekirdeğini Oğuzların Bayındır boyuna mensup bir hanedan ile çevresinde toplanan Türkmen oymakları oluşturuyordu. Hasan Padişah zamanında Bayındır boyunun damgası devletin sembolü olarak kullanılmıştır.

Akkoyunlular soy ağacı
Akkoyunlular soy ağacı

Kaynaklarda adı ilk kez Diyarbekir, Erzincan ve Bayburt arasındaki yaylak ve kışlaklarda dolaşan göçebe topluluklar olarak geçen Akkoyunlular, bir asırdan biraz uzun bir sürede bölgesel bir beylikten Tebriz merkezli büyük bir devlete dönüşmüştür.

Akkoyunlular Türk mü Kürt mü?

Akkoyunluların, Oğuzların 24 boyundan biri olan Bayındır boyuna mensup olup Türkmen Devleti’dir. Devletin hüküm sürdüğü Doğu Anadolu ve İran coğrafyasında Kürt aşiretleri ile yoğun bir etkileşim içerisinde olunması devletin temel kimliğini değiştirmez.

Akkoyunlu Bayrağı
Akkoyunlu Bayrağı

Akkoyunluların Kökeni ve Kuruluşu

Akkoyunluların Doğu Anadolu’daki varlığı Bizans kaynaklarına göre en geç 1340’lara kadar gider. Trabzon Rum İmparatorluğu ile yakın komşuluk içinde bulunan Akkoyunlu beyleri, bu hanedanla birçok kez akrabalık bağı kurmuştur.

Devletin asıl kurucusu sayılan Kara Yülük Osman Bey (ö. 1435), Timur’un Anadolu seferine katılmış ve 1402 Ankara Savaşı’ndan sonra Diyarbekir bölgesini yönetmek üzere 1403 yılında Timur’dan menşur almış ve devlet kurulmuştur. Böylece Akkoyunlular, Timurlu himayesinde ilk kez belirli bir toprak üzerinde siyasi otorite kurdu.

Ancak Osman Bey’in hayatı, doğudaki güçlü rakibi Karakoyunlularla bitmek bilmeyen mücadeleler içinde geçti. 1418’de Kara Yusuf’a yenilerek Halep’e çekilmek zorunda kaldı. 1435’te Karakoyunlu hükümdarı İskender’e karşı yapılan bir savaşta öldü.

Akkoyunlu Devleti’nin Başkenti Neresiydi?

Akkoyunlular’ın kuruluş aşamasında ve yükselme döneminin başlarında başkenti Diyarbakır’dır. 1468 yılında başkent, Cihanşah’ın mağlup edilmesi ve Karakoyunlu topraklarının ele geçirilmesinin ardından Tebriz olmuştur.

Hamza Bey ve Cihangir Mirza Dönemi (1435–1453)

Osman Bey’in ölümü hanedan içinde bir taht mücadelesine yol açtı. Kardeşi Hamza Bey Diyarbekir’de hâkimiyetini kabul ettirdi. Mevcut bilgilere göre Akkoyunlular adına ilk sikkeyi bastıran hükümdar da odur.

Hamza Bey’in erkek evladı olmadığından yerine Osman Bey’in torunu Cihangir Mirza geçti. Cihangir, Karakoyunlu Cihan Şah’ın baskısı altında zor yıllar geçirdi; 1450’de Erzincan bile Karakoyunluların eline geçti. Bu dönemde kardeşi Hasan Bey, yani sonradan “Uzun Hasan” adıyla anılacak olan şehzade, Akkoyunlu ordusunun en etkili komutanı olarak öne çıktı.

Uzun Hasan Dönemi: Akkoyunlu Devleti’nin Yükselişi (1453–1478)

1453’te Diyarbakır ele geçirerek ağabeyini tahttan uzaklaştıran Uzun Hasan, Akkoyunlu tarihinin en parlak dönemini başlattı. 1425’te doğduğu kabul edilen hükümdar, saltanatının ilk yıllarını hanedan içindeki rakiplerini bastırmakla geçirdi.

Hasan Padişah’ın asıl başarısı, kendisinden çok daha güçlü görünen iki rakibini art arda yenmesidir. 1467 sonbaharında Karakoyunlu Cihan Şah’ı Muş ovası civarında ani bir baskınla yenerek öldürdü. Bu zaferle Karakoyunlu Devleti fiilen sona erdi. Bunun üzerine Karakoyunlu topraklarını almak için harekete geçen Timurlu hükümdarı Ebu Said Mirza’yı da 1469’da Karabağ’da yenip esir aldı.

Bu iki zaferin ardından Akkoyunlu Devleti’nin sınırları Fırat’tan Horasan sınırlarına, Kafkasya’dan Basra Körfezi’ne kadar genişledi. Başkent Diyarbakır’dan Tebriz’e taşındı.

Akkoyunlu–Osmanlı İlişkileri ve Otlukbeli Savaşı (1473)

Doğuda büyük bir güce ulaşan Uzun Hasan, batıda Osmanlı Devleti ile karşı karşıya geldi. İki devlet arasındaki gerginliğin ilk büyük sebebi Trabzon meselesiydi. Uzun Hasan, Trabzon Rum İmparatoru IV. Ioannes’in kızı Theodora (Despina Hatun) ile evliydi ve Fatih’in 1461 Trabzon seferi sırasında imparatorluğu korumaya çalıştı; lakin bu girişim sonuç vermedi.

11 Ağustos 1473’te Tercan yakınlarındaki Otlukbeli’nde yapılan asıl savaşı Osmanlı ordusu kazandı. Osmanlı topçusunun ve yeniçerilerin ateş gücü savaşın sonucunda belirleyici oldu. Otlukbeli savaşı Akkoyunlu Devleti’nin hemen çökmesine yol açmadı. Uzun Hasan doğudaki topraklarının büyük kısmını korudu. Ancak Anadolu’nun batısına doğru genişleme imkânı ortadan kalktı.

Sultan Yakub ve Akkoyunlu Devlet Düzeni (1478–1490)

Hasan Padişah Ocak 1478 tarihinde öldü. Yerine geçen oğlu Halil kısa süre içinde kardeşi Yakub tarafından tahttan indirildi. Sultan Yakub’un on iki yıllık saltanatı, Akkoyunlu Devleti’nin siyasi açıdan en istikrarlı dönemi oldu.

Yakub’un sarayı Tebriz’de canlı bir ilim ve sanat çevresi oluşturdu. Farsça ve Türkçe şiir himaye gördü. Uzun Hasan zamanında başlatılan Heşt Behişt Sarayı bu dönemde tamamlandı. Yakub’un veziri Kadı İsa Saveci, vergi sistemini İslam hukukuna uygun hâle getirmek amacıyla kapsamlı bir düzenleme girişiminde bulundu. Ancak bu reformlar Türkmen emirlerinin direnişiyle karşılaştı ve kalıcı olamadı.

Bu dönemin önemli bir olayı da Erdebil tekkesinin şeyhi Şeyh Haydar ile yaşanan çatışmadır. Uzun Hasan’ın kızının oğlu olan Şeyh Haydar, Kızılbaş müritleriyle Kafkasya’ya düzenlediği seferde 1488’de Akkoyunlu ve Şirvanşah kuvvetlerine yenilerek öldürüldü. Bu olay, Safevi hareketiyle Akkoyunlu hanedanı arasındaki düşmanlığı derinleştirdi.

Akkoyunlu Sınırları

Uzun Hasan döneminde zirve noktasına ulaşan akkoyunlu sınırları, batıda Orta Anadolu’dan başlayarak doğuda Horasan içlerine kadar uzanan geniş bir sahayı kapsamıştır. Akkoyunlular Doğu Anadolu’nun tamamı, Azerbaycan ve Ermenistan bölgelerinin yanı sıra bugünkü Irak ve İran topraklarının büyük bir bölümünün kontrol altında tutmuştur.

Akkoyunlu Devleti sınırları
Akkoyunlu Devleti sınırları

Akkoyunlular Şii mi?

Akkoyunlular Şii değil, büyük oranda Sünni inanca sahip bir Türkmen devletidir. Devletin üst yönetim kademesi ve hanedan üyeleri, dini uygulamalarında ve hukuki düzenlemelerinde Sünni gelenekleri esas almıştır.

Safevi Devleti’nin ideolojik temelini oluşturan Şiilik yayılmacılığına karşı Akkoyunlular, bölgedeki geleneksel Sünni bloğun temsilcisi olarak durmuştur.

Akkoyunlu Devleti’nin Yıkılışı

Yakub’un 1490’da ölümünden sonra devlet uzun bir taht kavgası dönemine girdi. Kısa aralıklarla tahta çıkan hükümdarlar ve onları destekleyen Türkmen emirleri arasındaki mücadeleler merkezi otoriteyi büyük ölçüde zayıflattı. 1497’den sonra devlet fiilen ikiye ayrıldı: Elvend Mirza Azerbaycan’da, Sultan Murad ise Irak-ı Acem ve Fars bölgesinde hüküm sürüyordu.

Bu dağınıklık, Şeyh Haydar’ın oğlu İsmail’in önünü açtı. Uzun Hasan’ın torunu olan Şah İsmail, 1501’de Şarur’da Elvend Mirza’yı yenerek Tebriz’e girdi ve şahlığını ilan etti. 1503’te Hemedan yakınlarında Sultan Murad’ı da yendi. Murad bir süre Bağdat’ta tutunabildiyse de 1508’de burası da Safevilerin eline geçti ve Akkoyunlu hâkimiyeti sona erdi.

Akkoyunlu Devleti’ siyasi varlığı, beylik aşamasından imparatorluk yapısına ve yıkılışa kadar geçen yaklaşık 130 yıl sürmüştür.

Akkoyunluların Mirası ve Devamı

Akkoyunlu Devleti siyasi olarak kısa ömürlü olsa da bıraktığı kurumlar uzun süre yaşadı. Uzun Hasan’a atfedilen vergi kanunları, Osmanlıların Doğu Anadolu’yu fethetmesinden sonra da “Hasan Padişah Kanunu” adıyla yürürlükte kaldı. Bu kanunların izleri Osmanlı kanunnamelerinde açıkça görülür.

Akkoyunlu Devleti’nin en kalıcı etkisi ise Safevi Devleti üzerinde oldu. Safevilerin kurucusu Şah İsmail, anne tarafından Uzun Hasan’ın torunuydu. Safevi devletinin askeri gücünü oluşturan Kızılbaş Türkmen oymaklarının önemli bir kısmı da daha önce Akkoyunlu hizmetinde bulunmuştu. Bu bakımdan Safevi Devleti, birçok yönüyle Akkoyunlu siyasi geleneğinin devamı olarak değerlendirilebilir.

Dönemin tarihi için en önemli kaynaklar, Akkoyunlu sarayında Farsça kaleme alınmış iki eserdir: Ebu Bekr-i Tihrani’nin Uzun Hasan dönemine kadar gelen Kitâb-ı Diyarbekriyye’si ve Fazlullah b. Ruzbihan Huncî’nin Sultan Yakub dönemini anlatan Târîh-i Âlem-ârâ-yı Emînî’si.

Kaynaklar:

İlk yayınlanma tarihi: 4 Ekim 2026
Son güncellenme tarihi: 4 Ekim 2026

Bu makalede yer alan tüm bilgiler çeşitli resmi tarihi kaynaklardan faydalanılarak ekibimiz tarafından oluşturulmuştur. Detaylar için eksik bilgi bilgilendirme sayfamıza bakabilirsiniz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir