Daruga, 13. ve 19. yüzyıllar arasında Moğol İmparatorluğu ile İran, Orta Asya ve Hindistan’da onu izleyen devletlerde bir şehrin ya da idari bölgenin yönetimini yürüten görevliye verilen bir unvandır.
Daruga Kelimesinin Kökeni
Unvan, Moğolca “basmak, sıkıştırmak” ve mecazi olarak “mühürlemek” anlamına gelen daru- fiilinden türedi [1]. Moğolca metinlerde görevli daruga ve darugaçi, Farsça metinlerde dârûga biçiminde anılır. Türkçede aynı görev için yargan ve baskak kelimeleri kullanıldı.
Baskak ile Daruga Aynı Unvan mıydı?
Baskak kelimesi Türkçe bas- fiilinden gelir ve anlam bakımından Moğolca daru- fiilinin karşılığıdır. Moğol hâkimiyetindeki Türkçe konuşulan bölgelerde ve Rus kaynaklarında baskak, İran’da ise daruga adı daha sık geçer.
Cengiz Han Döneminde İlk Darugalar
Kaynaklarda Cengiz Han’ın ilk daruga tayini 1218 yılına tarihlenir. Cengiz Han, Karahıtay hükümdarı Küçlüğ Han’ın kuşattığı Almalığ (Kulca) şehrinin hâkimi Bozar’ın oğlu Siğnak Tegin‘i daruga olarak atadı. Moğollar’ın savaşla aldığı ya da kendi isteğiyle teslim olan şehirlerin hemen hepsine büyük kağanın vekili sıfatıyla birer daruga gönderildi.
Darugaların Görev ve Yetkileri
Moğol İmparatorluğu’nda darugalar:
- Nüfusu sayar,
- Yerel askerî birlikleri düzenler,
- Yam adı verilen posta teşkilatını kurardı.
- Topladıkları vergileri merkeze ulaştırmak da onların işiydi.
- Askerî ve mali işlerin yanında bölgeden haber toplayıp kağana iletirler, görevlerinin işareti olarak özel bir mühür taşırlardı.
Ögedey Kağan Döneminde Kıpçak ve Rus Şehirleri
Moğolların Gizli Tarihi, 1237-1240 yıllarında Kıpçak bozkırı ile Rus knezliklerinin fethinden sonra Ögedey Kağan’ın Ornas, Saksin, Bulgar ve Kiev gibi şehirlerin halkı üzerine darugaçiler ve tammaçiler yerleştirdiğini kaydeder. Tammaçiler, fethedilen bölgelerin sınırlarına yerleştirilen garnizon birliklerinin komutanlarıydı. Bu kayıt, Moğol İmparatorluğu’nda darugaçinin sivil yönetimi, tammaçinin ise askerî gücü temsil ettiği ikili bir yönetim yapısına delil olarak değerlendirildi [2].
Daruga Unvanı Altın Orda’dan Rusya’ya Nasıl Geçti?
Batu Han’ın 1240’lardan itibaren İdil boyunda kurduğu Altın Orda’da da daruga unvanı kullanıldı. Rus vekayinameleri Altın Orda’nın yönetim görevlileri için baskak kelimesini de kullanır. Daruga terimi Rus kaynaklarına geçti ve Altın Orda’nın dağılmasından sonra da Rus idari dilinde varlığını sürdürdü [3].
İlhanlılar’da Daruga ve Şahne
Moğollar İran şehirlerinde garnizonlar bıraktı ve büyük kağanın temsilcisi olarak bu şehirlerin yönetimine darugaçiler atadı [4]. Hülagü’nün 1256’da kurduğu İlhanlı Devleti’nde vergi toplama işinde daruga ve baskak unvanlı görevliler yer alırdı ve bunlar vergiyi kanunla belirlenen miktarda toplamakla yükümlüydü [5]. Zamanla darugaçinin görevi, Selçuklular’dan beri şehrin askerî valisine verilen şahne makamıyla birleşti ve görevliye kısaca daruga denmeye başlandı.
Timurlular ve Türkmen Devletlerinde Daruga
İlhanlılar’dan sonra kurulan Celayirli, Timurlu, Karakoyunlu ve Akkoyunlu devletlerinde daruga, bir şehrin ya da idari birimin yönetim, inzibat ve mali işlerine bakan büyük memurdu. Timurlular döneminde görev, askerî valilikten ayrılarak erken İslam devletlerindeki sâhibü’ş-şurta makamına benzeyen bir şehir emniyet amirliğine yaklaştı. Akkoyunlu kayıtlarında ise darugalık bazı bölgelerde valilik ve sancakbeyliği karşılığında kullanıldı.
Safevî İran’ında Şehir Darugası
Safevîler (1501-1736) döneminde daruga şehrin asayişinden, özellikle gece güvenliğinden sorumluydu. Bu işte ases ve ahdâs adlı bekçiler ile gece devriyelerini yöneten mîr-i şeb ona yardım ederdi. Başkent İsfahan’da daruga, baş yargıç konumundaki dîvânbeyiye bağlıydı ve dîvânbeyi darugalığın alanına giren her davayı kendi üzerine alabilirdi.
İsfahan Darugalığına Kimler Getirildi?
Safevî sarayında İsfahan darugalığı sık sık Gürcü kökenli devlet adamlarına verildi. 1. Abbas döneminde Gürcü asıllı Hüsrev Mirza hem dîvânbeyi hem İsfahan darugası idi. 2. Abbas (1642-1666), 1656’da Hüsrev Mirza’nın tavsiyesiyle Parsadan Gorgijanidze’yi İsfahan darugalığına getirdi [6].
Hindistan’da Dâroga
Kelime Farsça aracılığıyla Hindistan’a ulaştı ve Bâbürlü idaresinde saray birimlerinin ve şehir kurumlarının başındaki görevliler için kullanıldı. İngiliz idaresinde 1793’ten sonra dâroga, Bengal’de bir karakolun başındaki yerli polis amirinin unvanı oldu. Kelime Hindistan ve Pakistan’da bugün de halk ağzında polis amiri anlamında yaşar.
Kaynakça:
- Abdülkadir Yuvalı, “Daruga”, TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 8, İstanbul 1993, s. 505-506.
- Donald Ostrowski, “The tamma and the Dual-Administrative Structure of the Mongol Empire”, Bulletin of the School of Oriental and African Studies, c. 61, sy. 2 (1998), s. 262-277.
- István Vásáry, “The Golden Horde Term Daruγa and Its Survival in Russia”, Acta Orientalia Academiae Scientiarum Hungaricae, c. 30, sy. 2 (1976), s. 187-197.
- Ann K. S. Lambton, “Cities iii. Administration and Social Organization”, Encyclopaedia Iranica, c. V, fasc. 6, Costa Mesa 1991, s. 607-623.
- İbrahim Güneş, “İlhanlılarda Eyalet Teşkilatı”, Tarih Araştırmaları Dergisi, c. 41, sy. 72 (2022), s. 162-185.
- J. Giunashvili, “Gorgijanidze, Parsadan”, Encyclopaedia Iranica, online edition, 2016, https://www.iranicaonline.org/articles/gorgijanidze-parsadan/.

