Mangalay, 13. ve 15. yüzyıllar arasında Orta Asya’dan Anadolu’ya uzanan Türk-Moğol ordularında ana kolun önüne yerleştirilen öncü birliktir. Kelime kaynaklarda manglay, manġlay, monglay ve mangalay biçimlerinde yazılır. Aynı birlik Çağatayca ve Türkçe metinlerde yeravul, irävül ya da hıravul adlarıyla da anılır.
Kelime Moğolca manglai sözünden gelir. Moğolların Gizli Tarihi’nde manglai biçimiyle ve “alın” anlamında kayıtlıdır [1]. Klasik Moğolcada aynı kelime alın ve ön anlamlarının yanında öncü kuvveti, başı çeken kişiyi ve önderi de karşılar [2]. Moğol ve Timurlu dönemlerinde yazılan Farsça tarihlerde terim “öncü kolu” anlamıyla kullanıldı [3].
Mangalay Türk Dillerine Hangi Yolla Girdi?
Kelime 13. yüzyıldaki Moğol hâkimiyeti döneminde Kıpçak Türkçesine geçti. 1303 tarihli Codex Cumanicus’ta manġlay biçimiyle “alın, cephe” anlamında, Memlük sahasında yazılan el-Kavânînü’l-Külliye li-Zabti’l-Lugati’t-Türkiyye’de ise maġlay şeklinde geçer [4].
At bakımı ve hekimliği üzerine Memlük Kıpçakçasıyla yazılan Baytaratü’l-Vâzıh’ta maŋlay “öncü”, meŋley ise “ön” anlamındadır. Çağatayca sözlüklerde kelime “ileriye giden asker” diye açıklanır. Kazakçada kullanılan maŋday ve maŋlay biçimleri “alın” anlamının yanında “öncü bölük” ve “bir şeyin en seçkini” anlamlarını da taşır. Anadolu ağızlarındaki mangalay biçimi, Oğuz olmayan göçmen grupların dilinden alınmıştır [5].
Cengiz Han Ordusunun Savaş Düzeni
Timurlu hükümdarı Uluğ Bey’in (1447-1449) aktardığı Cengiz Han dönemi savaş düzeninde ordu 7 kısımdan oluşurdu. Bunların 2. kısmı atılgan genç askerlerden kurulurdu; bu kısma Moğolca mangalay, Türkçe yeravul denir, Arapça metinlerde mukaddimetü’l-ceyş karşılığı kullanılırdı [6]. Mangalayın gerisinde Moğolca brangar, Türkçe onkol denilen sağ kanat ile cuvangar ya da sol kol denilen sol kanat bulunurdu.
2 kanadın arasında komutanın ve sancağın yer aldığı kol dururdu. Kolun arkasına cığdavul ya da ökçe adı da verilen küçüngar, onun da arkasına bustingar yerleştirilirdi. 2 ordunun karşılaştığı noktaya karşu denirdi.
Timurlu Ordusunda Monglay ve İrevül
Timurlu ordusu savaşa sağ kanat (barangar), sol kanat (cevangar) ve merkez (kol) olmak üzere 3 ana bölümle girerdi. Bu bölümlerin her birinin önünde monglay ya da irevül denilen bir öncü, arkasında çağdavul denilen bir artçı bulunurdu. Kanatlar güvenliklerini sağlamak için kendi yanlarına da ayrı birlikler yerleştirirdi.
Mangalay ile Karavul Aynı Birlik midir?
Karavul, Cengiz Han ordusunda Moğolca bulcungar adıyla da anılan ve ordunun büyük kısmının önünde yürüyen ilk kısımdı. Mangalay ise karavulun gerisinde, kanatlarla merkezin hemen önünde dururdu. Timurlu savaş düzeninde de sıralama aynıydı: en önde karavul, onun arkasında manġlay, ardından cevangar, barangar ve gol yer alırdı.
Karakoyunlu Ordusunda Ön Hat
Karakoyunlular savaş meydanında 5 bölümlü bir düzen kurardı. Merkezde hükümdar bulunur, sağ ve sol kanatları şehzadeler ya da önde gelen emirler yönetirdi. Ön hat olan mangalay merkezin önüne dizilir, mangalayın önünde de çarhçı adı verilen bir grup yer alırdı [7]. Birlikler onlu sisteme göre tümen (10.000), hazara (1.000) ve sade (100) olarak bölünmüştü ve her birinin başında bir emir vardı.
Fatih Sultan Mehmed’in Yarlığında Manglay
Terimin Osmanlı belgelerindeki bir örneği, Fatih Sultan Mehmed’in Akkoyunlu seferinden dönerken Uygur harfleriyle yazdırdığı Türkçe yarlıktır. 30 Ağustos 1473’te Karahisar’da yazılan belge Topkapı Sarayı arşivinde bulundu. Yarlık Rum vilayetinin seyitlerine, kadılarına, müftülerine, şeyhlerine, sancak beylerine, kervan tüccarlarına ve gemicilerine hitap eder.
Yarlıkta savaş düzeni Moğolca terimlerle verilir. Ordunun asıl kuvveti uluğ ğol, sağ kanat barangğar, sol kanat çongğar, öncü ise manglay adıyla geçer. Uluğ ğol kendi içinde manglay (piştar) ve tüp (merkez) olmak üzere 2 kısma ayrılırdı.
Başkent Savaşı’nda Öncülerin Çarpışması
Uzun Hasan‘ın büyük kolunun önünde Bayındır Teveci Bey, Ali Mirza, Şah Ali Bürnek Bey ve İbrahim Şah Bey sancakları ve mızıkalarıyla yürüyordu. Osmanlı tarafında büyük kolun manglayında Anadolu askeriyle Davud Bey ve Mahmud Paşa‘nın kumandasındaki birlikler vardı; sağ kanatta Şehzade Bayezid, sol kanatta Şehzade Mustafa bulunuyordu.
Uzun Hasan yaklaşınca Osmanlı manglay beyleri ilerleyip Akkoyunlu manglay beylerine yetişti. Taraflar birbirini 2-3 kez geri sürdü. Sonunda Osmanlı öncüleri Akkoyunlu öncülerini kendi sancaklarının bulunduğu yere kadar püskürttü [8].
Kaynakça:
- Erich Haenisch, Wörterbuch zu Manghol un Niuca Tobca’an (Yüan-ch’ao pi-shi): Geheime Geschichte der Mongolen, Leipzig 1939, s. 107.
- Ferdinand D. Lessing (ed.), Mongolian-English Dictionary, Berkeley-Los Angeles 1960, s. 527.
- Gerhard Doerfer, Türkische und mongolische Elemente im Neupersischen, c. I: Mongolische Elemente im Neupersischen, Wiesbaden 1963, s. 501 (nr. 369).
- Sevim Erdem Çiçek, “Kıpçak Sözlüklerindeki Moğolca Unsurlar”, Türk Dili Araştırmaları Yıllığı-Belleten, c. 63, sy. 1 (2015), s. 49-98.
- Emin Oba, “Kazakçada Moğolca Organ Adları Üzerine”, Uluslararası Türk Lehçe Araştırmaları Dergisi (TÜRKLAD), c. 9, sy. 1 (2025), s. 89-98.
- Ekrem Gül, “Babürname’de Geçen Askerî Terimler Üzerine”, Türk Dili Araştırmaları Yıllığı-Belleten, c. 62, sy. 1 (2014), s. 27-104.
- Ülvi Zerbeliyev, “Karakoyunlu (15. yy) Ordusunun Savaş Taktikleri”, Akademik Tarih ve Düşünce Dergisi, c. 12, sy. 3 (2025), s. 1063-1080.
- Reşid Rahmeti Arat, “Fatih Sultan Mehmed’in Yarlığı”, Türkiyat Mecmuası, c. VI (1936-1939), İstanbul 1939, s. 286-322.

