Münşî Ebû Bekr-i Tihrânî Kimdir?

» » Münşî Ebû Bekr-i Tihrânî Kimdir?

Tihrânî

Ebû Bekr-i Tihrânî, 15. yüzyılda İran ve Azerbaycan’da Timurlu, Karakoyunlu ve Akkoyunlu divanlarında çalışan ve Akkoyunlu hanedanının tarihi Kitâb-ı Diyârbekriyye’yi yazan bir münşî ve tarihçidir.

Tihrânî’nin hayatına dair bilgiler, büyük ölçüde kendi eserine serpiştirdiği kısa kayıtlardan çıkarılır. Eserde adını “Ebû Bekr et-Tihrânî el-İsfahânî” biçiminde yazar. Bu nisbe, İsfahan’a bağlı Tihran’da doğduğunu gösterir. Doğum tarihi bilinmez.

Tihrânî mi, Tahrânî mi?

Türkçe yayınlarda adı Tihrânî ve Tahrânî biçimlerinde geçer; ön adı da Ebû Bekr ve Ebubekir şeklinde yazılır. Nisbe, Farsçada İran’ın bugünkü başşehri Tahran ile aynı harflerle yazılır, fakat İsfahan yakınındaki Tihran’ı gösterir. Eserin Ankara’da yapılan neşrinde ve Türkçe çevirilerinde Tihrânî okunuşu kullanılır.

Timurlu Divanındaki Yılları

Tihrânî, Timurlu hükümdarı Şahruh’un devletinde, muhtemelen inşâ divanında görevliydi ve İsfahan’ın ileri gelenleriyle yakın ilişki içindeydi. Şahruh 1447’de Rey yakınlarında öldüğünde onun ordugâhında bulunuyordu. Şahruh’un yanında tutuklu olarak götürülen İsfahan büyükleri bu ölümle serbest kalınca Tihrânî de onlarla birlikte Kum’a gitti ve orada Baysungur Mirza’nın oğlu Sultan Muhammed’i bekledi.

Karakoyunlu Hizmetinde

İsfahan Karakoyunlu idaresine geçince Tihrânî, Cihan Şah’ın oğlu Muhammedî Mirza’nın divanına girdi. 1457 sonbaharında Muhammedî Mirza’nın Dâmgan kuşatmasında bulundu. Şehrin valisinin teslim olması için aracılık etti ve kuşatan askerlerin şehir halkına zarar vermesini önlemeye çalıştı.

1458 başlarında Cihan Şah’ın Horasan seferinde onun yanındaydı. Herat’taki âlimler medreselerini bırakıp kaçınca boş kalan medreselerden birinde ders verdi ve bu sırada Cihan Şah’ın emriyle onun tarihini yazmaya koyuldu. Aynı yıl Cihan Şah ile Timurlu hükümdarı Ebû Said Mirza arasında yapılan barış antlaşmasının metnini kaleme aldı. 1462’de Cihan Şah’ın Şiraz’da isyan eden oğlu Pîr Budak üzerine düzenlenen sefere katıldı. Şiraz’ın alınıp alınamayacağını öğrenmek için Hâfız’ın Dîvân’ından fal tuttuğunu kendisi anlatır.

Neden “Kadı” Diye Anılır?

Hasan Bey Rumlu, Ahsenü’t-tevârîh’te Tihrânî’yi “kadı” unvanıyla anar. Bu unvan onun bir dönem kadılık yaptığını gösterir. Dâmgan kuşatması ve Pîr Budak seferi gibi askerî harekâtlarda bulunması, ordu kadısı olarak görev yapmış olabileceğini düşündürür.
Uzun Hasan‘ın Hizmetine Girişi

Uzun Hasan’ın Karakoyunlu ve Timurlu kuvvetleriyle savaştığı 1468’de Tihrânî Kazvin’de yaşıyordu. Adını duyan Uzun Hasan onu yanına çağırdı ve Tihrânî Nisan 1469’da Sultâniye yoluyla Erdebil’deki Akkoyunlu ordugâhına gitti [1]. Kısa süre içinde hükümdarın en çok güvendiği kişiler arasına girdi.

Ebû Said Mirza’nın Şubat 1469’da öldürülmesinden sonra Uzun Hasan, Horasan’a Timurlu şehzadesi Yâdigâr Muhammed Mirza’yı hükümdar tayin etti. Bu tayini bildiren menşuru Tihrânî yazdı. Menşurun bir sureti, Hüseyin Herevî’nin derlediği Cevâmiu’l-inşâ adlı inşâ mecmuasında kayıtlıdır.

Akkoyunlu Divanında Hangi Görevleri Üstlendi?

Tihrânî, Karakoyunlu divanında yaptığı münşîliği Akkoyunlu divanında da sürdürdü. Memlük sultanı Kayıtbay’a gönderilen Arapça bir mektup onun kaleminden çıktı. 1470’te Tebriz’deki kadı ve vakıf mütevellilerinin yolsuzlukları ortaya çıkınca bunlar görevden alındı ve şehrin şer’î hâkimliğine Tihrânî’nin tavsiyesiyle Türk mevâlîsinden biri getirildi. 1473’te hac dönüşünde Tebriz’e uğrayan Molla Câmî’yi, Kadı Hasan ve Derviş Kasım-ı Segâvül ile birlikte karşılayanlar arasındaydı. Kitâb-ı Diyârbekriyye’deki şiirlerin bir kısmı da ona aittir.

Ebû Bekr-i Tihrânî Akkoyunlu Veziri miydi?

Tihrânî’nin hayatını anlatan kaynaklar ona münşî ve kadı sıfatlarını verir. Uzun Hasan döneminde vezirlik makamına getirildiğine dair bir kayıt yoktur. Akkoyunlu sarayındaki etkisi, hükümdar adına yazdığı menşur ve mektuplardan ve Tebriz’deki kadı atamasında sözünün dinlenmesinden gelir.

Kitâb-ı Diyârbekriyye

Tihrânî, Akkoyunlu tarihini Uzun Hasan adına Farsça yazdı. Kitabın adı hanedanın yurdu olan Diyarbekir’i anar. Adın harflerinin ebced hesabıyla verdiği değer, eserin yazıldığı 1470-1471 yılına denk gelir.

Eser 2 kısımdan oluşur. Birinci kısım Karayülük Osman Bey’den başlar ve Uzun Hasan’ın 1457’de Cihan Şah’ın kumandanı Tarhan’ı yenmesiyle biter. İkinci kısım Uzun Hasan’ın hükümdarlığını işler; Gürcistan seferleri ve Trabzon yüzünden Fatih Sultan Mehmed ile çıkan anlaşmazlık bu kısımdadır. Kitap Uzun Hasan’ın başarılarını anlatmak için yazıldığından, Akkoyunlu ordusunun 1473’te yenildiği Otlukbeli Savaşı eserde yer almaz [2]. Tihrânî kendi gözlemlerinden ve duyduklarından yararlandı; Akkoyunlu ailesine dair haberlerin önemli bir kısmını Uzun Hasan’ın ağzından dinlediği anlaşılır.

Münşi Tahrani’nin Ölümü

Tihrânî’nin ölüm tarihi bilinmez. Ocak 1478’de Uzun Hasan öldüğünde hayattaydı. Ölümünün 1482’den sonra olduğu tahmin edilir.

Kaynakça:

  1. Ebû Bekr-i Tihrânî, Kitâb-ı Diyârbekriyye, çev. Mürsel Öztürk, Ankara: Türk Tarih Kurumu, 2014, Giriş, s. 6-8.
  2. Faruk Sümer, “Kitâb-ı Diyârbekriyye”, TDV İslâm Ansiklopedisi, c. XXVI, Ankara 2002, s. 75.
İlk yayınlanma tarihi: 30 Ekim 2026

Bu makalede yer alan tüm bilgiler çeşitli resmi tarihi kaynaklardan faydalanılarak ekibimiz tarafından oluşturulmuştur. Detaylar için eksik bilgi bilgilendirme sayfamıza bakabilirsiniz.

Pir Muhammed Alpavut Kimdir?

Antlasmalar.com
3 dakikada okuyabilirsiniz

Burhâneddin Kirmânî Kimdir?

Antlasmalar.com
4 dakikada okuyabilirsiniz

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir