Sultan Halil, Ocak-Temmuz 1478 arasında Doğu Anadolu, Azerbaycan ve İran’da hüküm süren bir Akkoyunlu hükümdarıdır.
Halil, Uzun Hasan‘ın amcası Kör Muhammed’in kızı Selçukşah Begüm‘den doğan oğullarının en büyüğüydü. Yâkub, Yûsuf ve Mesih onun öz kardeşleri, Uğurlu Mehmed, Zeynel ve Maksud ise baba bir kardeşleriydi.
Halil, Karakoyunlu hükümdarı Cihan Şah’a karşı yürütülen 1467 seferinde Akkoyunlu öncü kuvvetlerinin başındaydı. Bu bilgi, Uzun Hasan’ın zaferden sonra Osmanlı sarayına yolladığı Farsça mektupta yer alır [1].
Fars Valiliği
Uzun Hasan, Karakoyunlu ve Timurlu topraklarını ele geçirdikten sonra güney İran’daki Fars eyaletini Halil’e bıraktı ve şehzadenin merkezi Şiraz oldu. Baba bir kardeşi Uğurlu Mehmed 1474’te İsfahan’dan Şiraz’a girdiğinde Fars, Halil’in idaresindeydi.
Halil, 1476’da Fars’taki askerî ve mülkî teşkilatı 3 gün süren bir teftişten geçirdi. Dönemin âlimlerinden Celâleddin Devvânî bu teftişe tanık oldu ve gördüklerini Arznâme adlı Farsça risalesinde anlattı. Risalede Fars valisinin emrinde 25.000 atlı ve 10.000 piyadeden oluşan daimî bir kuvvet bulunduğu kaydedilir [2]. Farsçada “arz”, hükümdar ya da vali önünde yapılan asker yoklaması anlamına gelir.
Halil’in Şiraz’daki sarayı, yazma kitap üretiminin yapıldığı bir merkezdi. Şirazlı kitap sanatçısı Zeynü’l-Âbidîn b. Muhammed el-Kâtib eş-Şîrâzî bu yıllarda Şiraz’da çalıştı ve imzasını taşıyan 11 yazma günümüze ulaştı [3].
Veliahtlık ve Tahta Çıkışı
Akkoyunlu tahtının varisi olarak Halil, babasının sağlığında belirlenmişti. Hükümdarın hastalığı ağırlaşınca Halil, annesinin çağrısıyla Şiraz’dan başkent Tebriz’e geldi [4]. Baba bir kardeşi Uğurlu Mehmed’in Aralık 1477’de Erzincan’da öldürülmesiyle Halil’in önündeki rakip ortadan kalktı. Uzun Hasan 6 Ocak 1478’de ölünce Halil, Tebriz’de Akkoyunlu tahtına oturdu.
Sultan Halil Kardeşlerine Nasıl Davrandı?
Yeni hükümdarın ilk kararlarından biri, daha önce Bağdat’ta bulunmuş olan kardeşi Maksud’un idamı oldu. Diyarbekir eyaleti öz kardeşi Yâkub’a verildi ve Selçukşah Begüm de Tebriz’den ayrılarak Yâkub’la birlikte Âmid’e gitti [5].
Osmanlı Devleti ile İlişkileri
Halil, saltanatının ilk aylarında Osmanlı sarayına bir elçilik heyeti gönderdi. Heyetin başında bulunan Kadı Alâeddin Beyhakī, Fatih Sultan Mehmed ile yeni bir anlaşma yapmakla görevliydi.
Taht Mücadelesi
Murad Bey İsyanı
Halil’in hükümdarlığındaki ilk silahlı muhalefet, amcası Cihangir’in oğlu Murad Bey’den geldi. Halil bu ayaklanmayı bastırdı. Halil’in kuvvetleri Murad Bey ile uğraştığı sırada Diyarbekir’de Yâkub’un çevresinde yeni bir muhalefet şekillendi.
Halil ile Yâkub Neden Savaştı?
Halil, babası döneminde güçlenen emîrlerin yetkilerini kısarak idareyi merkezde toplamaya çalıştı. Anadolu’daki Akkoyunlu aşiretlerinin beyleri, etkilerinin azalmasından duydukları rahatsızlıkla Yâkub’un yanında yer aldı [6].
Hoy Savaşı ve Ölümü
Yâkub, Diyarbekir’de topladığı kuvvetlerle Azerbaycan’a yürüdü. Halil de ordusuyla kuzeybatıya ilerledi ve 2 kardeşin ordusu Temmuz 1478’de Hoy yakınlarında karşılaştı. Halil bu savaşta yenildi ve öldürüldü.
Sultan Halil Ne Kadar Hüküm Sürdü?
Halil’in hükümdarlığı, Ocak 1478’de Tebriz’de tahta çıkışından Temmuz 1478’deki Hoy yenilgisine kadar yaklaşık 6 ay sürdü. Yerine geçen Yâkub Bey, Tebriz’e girdikten sonra ağabeyinin taraftarlarını cezalandırmadı ve onlarla uzlaşma yolunu seçti [7]. Yâkub Bey 1490’daki ölümüne kadar 12 yıl hüküm sürdü.
Halil’in oğlu Ali Mirza, amcası Yâkub Bey’in ölümünden sonra divan beyi iken 1490’da öldürüldü.
Kaynakça:
- Ayşe Atıcı Arayancan, “XV. Yüzyıla Ait Bir Mektup Örneğinin Diplomatik Dil, Üslup ve Tarihi Kaynak Olarak Değerlendirilmesi”, Hitit Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, c. 11, sy. 1 (2018), s. 171-184 (s. 176-178).
- Vladimir Minorsky, “A Civil and Military Review in Fārs in 881/1476”, Bulletin of the School of Oriental and African Studies, vol. 10, no. 1 (1939), pp. 141-178.
- M. Hüseyni, “Çok Yönlü Bir Hattat: Zeynu’l-Abidin b. Muhammed el-Kâtib el-Şirazî ve Eserleri”, Sanat Tarihi Yıllığı, sy. 31 (2022), s. 203-241.
- Ayşe Atıcı Arayancan, “Akkoyunlu Sarayında Bir Begüm ya da Mehd-i Ulyâ: Selçukşah Begüm”, Avrasya Uluslararası Araştırmalar Dergisi, c. 7, sy. 20 (2019), s. 1-11.
- Faruk Sümer, “Akkoyunlular”, TDV İslâm Ansiklopedisi, c. II, İstanbul 1989, s. 270-274.
- Rosemarie Quiring-Zoche, “Āq Qoyunlū”, Encyclopaedia Iranica, vol. II, fasc. 2, London 1986, pp. 163-168.
- İlhan Erdem, “Otlukbeli Sonrası Ak-Koyunlular (1473-1478)”, OTAM, sy. 17 (2005), s. 1-9.

