Karamânî Mehmed Paşa (ö. 1481), Fatih Sultan Mehmed’in saltanatının son yıllarında vezîriâzamlık yapan Konya doğumlu bir Osmanlı devlet adamı ve tarihçisidir. Nişancılık görevi yüzünden “Nişancı Paşa” diye de anılır.
Karamânî Mehmed Paşa Mevlânâ’nın Soyundan mı Geliyordu?
Evet, paşanın babası Ârif Çelebi, Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî’nin soyundan gelir ve Konya’daki Mevlânâ dergâhının postnişiniydi; 1421’de öldü [1]. “Karamânî” lakabı, Karaman ülkesinin merkezi olan Konya’da doğmasından gelir. Bazı tezkirelerde Konevî nisbesiyle de kaydedilir.
Öğrenimine Konya’da başladı. 1438’de Anadolu’ya gelip Konya’da müderrislik yapan Musannifek, buradaki öğrencileri arasında Mehmed’i de yetiştirdi [2]. Alâeddin Ali et-Tûsî’den de ders aldı ve hocası Musannifek’in kızıyla evlendi.
Mahmud Paşa’nın Himayesinde
Öğrenimini tamamlayan Mehmed, İstanbul’un fethinden sonra Osmanlı’ya geçti ve 1455’te sadrazam olan Mahmud Paşa’nın hizmetine girdi. Mahmud Paşa’nın İstanbul’da yaptırdığı medresede müderris oldu, ardından Dîvân-ı Hümâyun’da kâtiplik yaptı. 1458 Sırbistan seferinde Semendire kalesinin teslimi için yürütülen görüşmelerde bulundu.
Mahmud Paşa’nın tavsiyesiyle 1464’te nişancılığa getirildi. Akkoyunlu Uzun Hasan’a gönderilmek üzere yazdığı inşâ üslubundaki mektup, Fatih’in beğenisini kazanmasını sağladı. 1470-1471 yıllarında nişancılığı sürerken vezir rütbesi aldı.
Vezîriâzamlık Yılları
Vezîriâzamlığa geçiş tarihi kaynaklarda 1476, 1477 ve 1478 olarak farklı verilir. Topkapı Sarayı Arşivi’ndeki bir mektupta Sinan Paşa’nın azledilip yerine Nişancı Mehmed Paşa’nın getirildiği bildirilir ve bu belgeye dayanılarak tayinin 1477’de gerçekleştiği gösterilmiştir [3]. Paşa adına 26 Kasım 1478 tarihli bir tımar kaydı bulunur. Nişancılık makamına damadı Manisa Çelebisi Muhyiddin Mehmed Efendi geçti.
Venedik ile 16 yıldır süren savaşı Ocak 1479’da sona erdiren barış antlaşmasını Osmanlı tarafı adına o yaptı ve imzaladı [4]. İç siyasette padişah üzerindeki etkisi büyüktü. Kıvâmî, padişahın huzurunda kimsenin onun sözüne karşı çıkamadığını yazar.
Karamânî Mehmed Paşa’nın Reformları
Vezir sayısı 3’ten 4’e çıkarıldı. 1480’de kazaskerlik Rumeli ve Anadolu için 2 ayrı makama bölündü. Defterdar Dîvân-ı Hümâyun’un sürekli üyesi oldu. Nakîbüleşraflık makamı da aynı yıl kaldırıldı.
1478’den itibaren tımar ve zeamet sahiplerine berat, ancak adları, tımarın yeri ve yıllık geliri tahrir defterine işlendikten sonra verilmeye başlandı. Mülk ya da vakıf olarak devletin elinden çıkmış toprakların mîrîye geçirilmesi de onun vezîriâzamlığında uygulandı. Dönemin tarihçisi Tursun Bey’in eserinde, bu yolla 20.000’den fazla köy ve mezraanın tımarlı sipahilere dağıtıldığı kayıtlıdır [5]. Amasya bölgesine ait bir tahrir defteri üzerinde yapılan inceleme, bu uygulamanın Kuzey-Orta Anadolu’da toprak düzenini köklü biçimde değiştirmeyen bir mali düzenleme olarak kaldığını ve Fatih’in ölümünden sonra geri alındığını ortaya koymuştur [6]. Vakıf ve mülklerini kaybeden çevrelerin hoşnutsuzluğu kroniklere de yansıdı; Âşıkpaşazâde bu uygulamayı sert bir dille eleştirdi.
Kardeş Katli Kanunu Onun Eseri mi?
Fatih’in teşkilat kanunnamesi, Karamânî Mehmed Paşa’nın vezîriâzamlığı sırasında son şeklini aldı. Tahta çıkan şehzadenin “nizâm-ı âlem için” kardeşlerini öldürebileceğini bildiren madde, daha önce uygulanan bir geleneği yazılı hukuka geçirdi. Saltanat veraseti ve saray teşrifatına dair hükümlerin düzenlenmesinde de paşanın payı vardır. İbn Kemal, padişahın halef seçimini onun eline bıraktığını ve paşanın bu yüzden birçok yenilik getirdiğini yazar.
Rakipleri ve Çevresi
Türk asıllı bir vezir olarak mühtedi devlet adamlarının yüksek makamlara gelmesine karşı çıktı; Rum Mehmed Paşa ve Yakub Paşa ile çekişti. Hocazâde Muslihuddin Efendi’yi İstanbul’dan uzaklaştırmak için padişaha, âlimin şehrin havasını sevmediğini ve İznik’e gitmek istediğini söyledi; Hocazâde bunun üzerine İznik’e müderris ve kadı olarak gönderildi [7].
Konya’dan hemşehrisi Şeyh Vefâ’nın İstanbul’a gelmesinde ve padişahın teveccühünü kazanmasında aracı oldu. Hocazâde’nin öğrencisi Seyyid İbrâhim’i oğluna hoca tuttu ve onun Şehzade Korkut’un hocalığına tayinini sağladı. Kendi akrabalarını ve kölelerini de okutup devlet hizmetine hazırladı; kölesi Hüsâmeddin’in oğlu Muhyiddin Mehmed Hicrî Efendi, İstanbul kadılığına kadar yükseldi.
Fatih’in Ölümü ve Taht Meselesi
Paşa, Konya’da sancakbeyi olan Şehzade Cem‘in tahta geçmesini istiyordu. Hastalığı ilerleyen Fatih’i 1481 baharında Memlûklere karşı yürütülecek bir sefere çıkmaya ikna etti. Padişahın ordugâhta ölmesiyle sefer, ordu Gebze’yi geçemeden sona erdi.
Fatih’in Ölümünü Neden Gizledi?
Vezîriâzam, padişahın öldüğünü askere açıklamadı ve onun dinlenmek için saraya götürüldüğünü duyurdu. Yeniçerilerin İstanbul’a geçmesini önlemek için Üsküdar kıyısına kayık yanaşmasını yasakladı ve acemi oğlanlarını Fil Çayırı’ndaki köprüyü onarmak bahanesiyle şehir dışına çıkardı. Devlet erkânının çoğunluğunun isteğiyle Amasya’daki Şehzade Bayezid’e resmî bir mektup yazdı, Cem’e ise güvendiği bir adamını gizlice gönderdi. Cem’e giden ulak, Bayezid’in damadı olan Anadolu beylerbeyi Sinan Paşa’nın adamlarınca yakalandı.
Karamani Mehmed Paşa Nasıl Öldürüldü?
Padişahın ölümünü haber alan yeniçeriler Boğaz’ı geçerek İstanbul’a girdi. Bir grup yeniçeri subaşısı, yanlarındaki askerlerle paşanın divanhanesini bastı ve onu öldürdü. Başı bir mızrağa takılarak günlerce İstanbul sokaklarında dolaştırıldı. İstanbul muhafızı İshak Paşa’nın Sinan Paşa’ya gönderdiği mektupta, vezîriâzam Mehmed Paşa ile “bir nice müfsit“in başlarının kesildiği bildirilir [8].
Karamani Mehmed Paşa Mezarı Nerede?
Paşa, İstanbul’un Kumkapı semtinde, kendi adını taşıyan caminin kıble tarafındaki türbeye gömüldü. Sehî, kabrinin Şeyh Vefâ Tekkesi’nde olduğunu kaydeder. Hemşehrisi Şeyh Vefâ’nın mezar taşına yazdırdığı ifade, onun halktan kopuk davranışı yüzünden öldürüldüğünü söyler.
Şiirleri ve Mektupları
Türkçe, Arapça ve Farsça şiirlerinde “Nişânî” mahlasını kullandı, ancak şiirlerini bir divanda toplamadı. Câmiu’n-nezâir’de 20, Edirneli Nazmî’nin Mecmaü’n-nezâir’inde 9, Pervâne Bey Mecmuası’nda 7 şiiri yer alır [10]. Kınalızâde Hasan Çelebi, şiirinin nesri kadar güçlü olmadığını yazar. Kaleme aldığı mektuplar, Sarı Abdullah Efendi’nin münşeatında inşâ örneği olarak yer aldı.
Yaptırdığı Eserler ve Ailesi
Kumkapı’daki Nişancı Mehmed Paşa Camii 1465’te yapıldı. Caminin yanında bir çifte hamam, bir zaviye ve bir medrese bulunuyordu. Tâcîzâde Sâdî Çelebi, sarayın yakınında paşanın yaptırdığı başka bir mescide 1480 tarihini verir; bu mescit daha sonra Kumkapı’daki camiyle karıştırıldı.
Paşanın 3 eşi oldu. Musannifek’in kızından Zeynelâbidîn Ali Çelebi’nin doğduğu tahmin edilir. 2. eşi Sittî Şah, Alâiye beyinin kızıdır. 3. eşi Râbia’dan olan kızı Ayşe’nin adı bir mezar kitabesinden öğrenilir.
Kaynakça:
- Yusuf Küçükdağ, “Karamânî Mehmed Paşa”, TDV İslâm Ansiklopedisi, c. XXIV, İstanbul 2001, s. 449-451.
- M. Kâmil Yaşaroğlu, “Musannifek”, TDV İslâm Ansiklopedisi, c. XXXI, İstanbul 2006, s. 239-240.
- İsmail Hakkı Uzunçarşılı, “Hızır Bey Oğlu Sinan Paşa’nın Vezir-i Âzamlığına Dâir Çok Kıymetli Bir Vesika”, Belleten, c. XXVII, sy. 105 (1963), s. 37-44.
- Yusuf Küçükdağ, “Mevlânâ’nın Soyundan Gelen Reformcu Bir Osmanlı Veziriazamı Karamanî Mehmed Paşa”, İstem, yıl 4, sy. 7 (2006), s. 23-35.
- Halil İnalcık, “Mehmed II”, TDV İslâm Ansiklopedisi, c. XXVIII, Ankara 2003, s. 395-407.
- Oktay Özel, “Limits of the Almighty: Mehmed II’s ‘Land Reform’ Revisited”, Journal of the Economic and Social History of the Orient, c. 42, sy. 2 (1999), s. 226-246.
- Saffet Köse, “Hocazâde Muslihuddin Efendi”, TDV İslâm Ansiklopedisi, c. XVIII, İstanbul 1998, s. 207-209.
- İsmail Hakkı Uzunçarşılı, “Fatih Sultan Mehmed’in Ölümü”, Belleten, c. XXXIX, sy. 155 (1975), s. 473-482.
- Abdülkadir Özcan, “Mehmed Çelebi, Ramazanzâde”, TDV İslâm Ansiklopedisi, c. XXVIII, Ankara 2003, s. 449-450.
- Mehmet Fatih Köksal, “Nişânî, Karamanî Mehmed Paşa”, Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü, 2013, https://teis.yesevi.edu.tr/madde-detay/nisani-karamani-mehmed-pasa

