Mahmud Paşa (ö. 1474), 1456-1468 ve 1472-1473 yılları arasında Fatih Sultan Mehmed’in vezîriâzamlığını yapan, Adnî mahlasıyla şiir yazan bir Osmanlı devlet adamıdır.
Mahmud Paşa Nereliydi?
Bizans kaynakları Mahmud Paşa’yı kimi yerde Rum, kimi yerde Sırp ya da Bulgar olarak tanıtır. Babası, Sırbistan’daki Novo Brdo (Novoberda) kasabasından Michael Angelus idi ve aile Tesalya’yı yöneten Sırp despotları Angelos soyuna bağlanır [1]. Bu yüzden modern çalışmalarda Mahmud Paşa Angelović adıyla da anılır. 1463 tarihli bir beratta adı “Mahmûd İbn Abdülhay” biçiminde yazılmıştır.
Ağabeyi Mihail Angelović, Sırp despotunun sarayında söz sahibi kişilerden biriydi. Trabzon imparatoru David Komnenos’un kâtibi olan filozof Georgios Amiroutzes ise Mahmud Paşa’nın teyzesinin oğluydu.
Osmanlı Sarayına Nasıl Girdi?
Mahmud, annesiyle birlikte Novo Brdo’dan Semendire’ye giderken 1427 civarında Osmanlı akıncıları tarafından esir alındı. Onu yakalayan Mehmed Ağa bir süre yanında büyüttü, sonra saraya takdim etti. Edirne Sarayı’nda eğitim gördü ve 2. Mehmed’in tahta çıkışından sonra ocak ağalığına yükseldi.
Vezirlik ve Rumeli Beylerbeyiliği
1453’teki İstanbul kuşatmasında Mahmud, Anadolu Beylerbeyi İshak Paşa ile birlikte Edirnekapı’dan Yedikule’ye uzanan kara surları önünde bulundu. Zağanos Paşa’nın görevden alınmasının ardından 1454’te vezir oldu. 1456 Belgrad kuşatmasında Rumeli Beylerbeyi Dayı Karaca Bey öldürülünce onun makamına getirildi; aynı yıl sadrazam oldu ve 2 görevi birlikte yürüttü.
Balkanlar’daki Seferleri
Sırbistan Seferi (1458)
Despot Đurađ Branković’in 1456’daki ölümünden sonra Sırbistan’da taht kavgası başladı. Mahmud Paşa, ağabeyi Mihail aracılığıyla Sırp sarayındaki gelişmeleri izliyordu ve 1458’de bu meseleyi çözmek için bir orduyla Sırbistan’a gönderildi. Reseva ve Kuruca kalelerini aldı, ancak Semendire önünde başarılı olamadı. Ostrovica ile Rudnik’i ele geçirdi ve Temmuz 1458’de Güvercinlik (Golubac) kalesini teslim aldı [2]. Macar kralı Mátyás Corvinus’un ordusu Semendire yönünden ilerleyince Niş civarına çekildi, Macar topraklarına akıncı gönderdikten sonra Üsküp’te padişaha katıldı.
Mora Despotluğunun Sonu (1460)
Fatih Sultan Mehmed 1460 baharında Mora’ya 2. kez sefer açtığında Mahmud Paşa, Mistra’daki Despot Dimitrios Palaiologos’un üzerine gönderildi. Paşa despotu teslim olmaya ikna etti ve 30 Mayıs 1460’ta onu ailesiyle birlikte padişahın huzuruna getirdi.
Karadeniz Seferi ve Trabzon’un Teslimi (1461)
1461 seferinde Mahmud Paşa, Amasra’daki Ceneviz kolonisini donanmayla sıkıştırdı ve şehir kısa sürede teslim oldu. Sinop’u almak için kendisine 100 gemi verildi. Ordu Bursa’dayken bir suikasta uğrayıp yaralandı; padişah onu 3 gün bekledi, ardından paşa sedye ile taşındı. Ankara’da iyileşen Mahmud Paşa Sinop’a gönderildi ve şehir, Candaroğlu İsmâil Bey’den barış yoluyla alındı.
Akkoyunlu elçisi Sâre Hatun ile yapılan anlaşma da onun eliyle yürütüldü. Trabzon önünde Mahmud Paşa, akrabası Amiroutzes’i aracı kullanarak İmparator David Komnenos’u teslim olmaya razı etti. Ağustos ya da Eylül 1461’de yapılan anlaşma gereğince David Komnenos ailesiyle ve taşınabilir mallarıyla birlikte gemiyle İstanbul’a gönderildi [3].
Midilli’nin Fethi (1462)
Mahmud Paşa 1462’de Fatih ile birlikte Eflak seferine katıldı. Aynı yılın sonbaharında Midilli adasına yönelik harekâtta donanmanın komutanı oldu. Seferin sebebi, Dük Dorino Gattilusio’nun İtalyan ve İspanyol korsanlarına adayı üs olarak kullandırmasıydı [4]. Yaklaşık 100 gemilik donanma şehri kuşatıp topa tuttu ve Midilli Eylül 1462’de teslim oldu. Adaya bir Osmanlı idarecisi atandı.
Bosna’nın Fethi (1463)
Mahmud Paşa 1463’te padişahla birlikte Bosna’ya gitti, ardından Kral Stjepan Tomašević’in sığındığı kaleyi kuşattı. Kralla bir anlaşma yaparak onun teslim olmasını sağladı. Fatih, kendisine danışılmadan yapılan bu anlaşmadan hoşlanmadı ve paşaya kızdı. Mahmud Paşa bu olaydan sonra Mora’ya gönderildi ve burada Venediklilerle çarpıştı.
Venedik donanması Midilli’yi kuşatınca paşa 110 gemiyle adaya yetişti ve Venedikliler Eğriboz’a çekildi. 1464 kışında Macar kuvvetlerinin Bosna’daki ilerleyişini durdurdu. 1465 ve 1466’da Venedik ile barış görüşmelerini yürüttü, ertesi yıl Arnavutluk seferine katıldı.
Karaman Seferi ve 1. Azli
Mahmud Paşa 1468’de Karamanoğlu seferinde Fatih’in yanındaydı. Konya ve Gevele alındıktan sonra Karamanoğlu Pîr Ahmed Süleyman‘ı İçel’e kadar izledi, fakat yakalayamadı. Paşanın askerleri Turgutlu aşiretlerini Çukurova’da Memlük topraklarının içlerine kadar kovaladı. Rakibi Rum Mehmed Paşa bu başarısızlığı onun hesabına yazdı.
Padişah ardından Mahmud Paşa’yı Karaman’dan İstanbul’a yapılacak göçü düzenlemekle görevlendirdi. Paşanın bazı aileleri yerinde bırakması aleyhindeki söylentileri artırdı. 1468-1469’da vezîriâzamlık ve Rumeli beylerbeyiliği Rum Mehmed Paşa’ya verildi.
Gelibolu Sancakbeyliği ve Eğriboz (1470)
Görevden alınan Mahmud Paşa bir süre Hasköy’deki çiftliğinde yaşadı. Kısa süre sonra Gelibolu sancakbeyi ve donanma kumandanı oldu. 1470 yazında donanmayla Venedik’in elindeki Eğriboz’a yöneldi, önce İşkiri (Skiros) adasını aldı, ardından kaleyi denizden kuşattı. Fatih karadan gelerek kuşatmayı bizzat yönetti ve kaptanlığını Mahmud Paşa’nın yaptığı deniz gücü bu kuşatmaya destek verdi [5]. Şehir 12 Temmuz 1470’te uzun bir kuşatma ve sokak çatışmalarından sonra alındı.
2. Vezîriâzamlık Dönemi ve Otlukbeli (1472-1473)
Akkoyunlu ordusunun 1472’de Anadolu içlerine kadar ilerlemesi üzerine Fatih, Mahmud Paşa’yı yeniden sadrazamlığa getirdi. 11 Ağustos 1473’teki Otlukbeli Savaşı‘nda paşanın aldığı tedbirler zafere katkı sağladı, lakin bu katkının ölçüsü tartışmalıdır.
Seferden dönüldükten sonra rakipleri padişahı ona karşı kışkırttı. Tercan’da Rumeli Beylerbeyi Has Murad Paşa‘nın kaybedilmesi ve yenilen Uzun Hasan‘ın izlenmemesi paşanın kusurları arasında sayıldı ve Mahmud Paşa 1473’te 2. kez görevden alındı.
Mahmud Paşa Neden İdam Edildi?
Şehzade Mustafa’nın ölümü, Mahmud Paşa’nın sonunu hazırladı. Şehzade ile paşa arasında ailevî bir anlaşmazlık bulunuyordu; Fatih bu yüzden ondan şüphelendi ve paşa Yedikule’de hapsedildikten kısa süre sonra öldürüldü. Muâlî’nin Hünkârnâme’si, paşaya yöneltilen suçlamalar arasında Eflak beyini serbest bırakmasını, Dulkadıroğlu Şehsuvar Bey meselesindeki tutumunu ve Uzun Hasan’ı takip ettirmemesini sayar. Türbesinin kitabesindeki ölüm tarihi 1474 yılına karşılık gelir.
Mahmud Paşa’nın Türbesi Nerededir?
Mahmud Paşa, İstanbul’da kendi külliyesinin içinde 1473’te yaptırdığı türbeye gömüldü. Sekizgen planlı türbenin dış yüzü, İstanbul’da az rastlanan Selçuklu üslubunda çini mozaiklerle kaplıdır.

Mahmud Paşa’ya Neden “Veli” Denir?
Mahmud Paşa halk arasında sevilen bir vezirdi ve kaynaklarda “velî” sıfatıyla anılır. Eşrefoğlu Rûmî’nin müritleri arasında bulunduğu nakledilir. Hurûfîler’e karşı takındığı tavır ve padişahın bu çevreye ilgi göstermesini engellemesi, devrin şairleri tarafından övüldü.
Adnî Mahlaslı Şair ve Âlimlerin Hamisi
Mahmud Paşa şiirlerinde Adnî mahlasını kullandı. Divanında Türkçe ve Farsça şiirlerle 6 Farsça mektup bulunur. Tezkire yazarları onu güçlü bir şair olarak tanıtır; bir kısmı ise nesrini nazmından üstün bulur. Divandaki Farsça kısım 45 gazel ve 21 müfredden oluşur ve Zahîr-i Fâryâbî ile Hâfız’ın gazellerine yazılmış nazireler içerir [6].
Kaynakça:
- Şehabeddin Tekindağ, “Mahmud Paşa”, TDV İslâm Ansiklopedisi, c. XXVII, Ankara 2003, s. 376-378.
- Halil İnalcık, “Mehmed II”, TDV İslâm Ansiklopedisi, c. XXVIII, Ankara 2003, s. 395-407.
- Heath W. Lowry, Feridun Emecen, “Trabzon”, TDV İslâm Ansiklopedisi, c. XLI, İstanbul 2012, s. 296-301.
- Machiel Kiel, “Midilli”, TDV İslâm Ansiklopedisi, c. XXX, Ankara 2005, s. 11-14.
- Machiel Kiel, “Eğriboz”, TDV İslâm Ansiklopedisi, c. X, İstanbul 1994, s. 491-493.
- Tahsin Yazıcı, “ʿAdnī, Maḥmūd Pāšā”, Encyclopaedia Iranica, c. I, fasc. 5, London 1983, s. 470.

