Şehzade Mustafa (1450-1474), Fatih Sultan Mehmed’in oğlu olan ve 1468-1474 yılları arasında Konya’da valilik yapan bir Osmanlı şehzadesidir.
Mustafa 1450’de, babası 2. Mehmed’in henüz şehzade olduğu yıllarda doğdu. Annesi Gülşah Hatun, oğlunun Konya’daki valiliği boyunca onun yanında yaşadı; Mustafa’nın ölümünden sonra Bursa’ya yerleşti ve 1487’de orada öldü. Bursa’daki Murâdiye hazîresinde kendi adını taşıyan türbede bulunan 2 sandukadan biri, Fatih Sultan Mehmed’in hanımı ve Şehzade Mustafa’nın annesi Gülşah Hatun’a aittir [2].
Manisa Sancağında Geçen Çocukluk
Manisa, 15. yüzyılda Osmanlı şehzadelerinin idareci olarak gönderildiği bir sancaktı: II. Murad 1437’de oğlu Alâeddin’i, 1446’da da oğlu Mehmed’i (Fatih) buraya göndermişti. Fatih Sultan Mehmed 1451’de 2. kez tahta çıktıktan sonra ortanca oğlu Mustafa’yı Manisa’ya gönderdi [1]. Mustafa, Konya’ya atanıncaya kadar bu sancakta kaldı.
Karaman Topraklarında Valilik
Osmanlı ordusu 1468 baharında Karamanoğlu Pir Ahmed Süleyman‘ın elindeki Konya’yı aldı. Fatih, Manisa’dan Şehzade Mustafa’yı getirip Konya’ya vali tayin ettikten sonra İstanbul’a doğru yola çıktı [3]. Mustafa’nın görev bölgesi, Karamanoğulları‘ndan yeni alınan ve Akkoyunlu sınırına yakın olan topraklardı.
Venedikli Esir Angiolello Şehzadenin Hizmetinde
Vicenzalı Giovanni Maria Angiolello, 1470’teki Eğriboz kuşatması sırasında kardeşi Francesco ile birlikte esir düştü. Kardeşi idam edildi; Angiolello ise İstanbul’a getirilerek Şehzade Mustafa‘nın yanına verildi, Konya’da bulundu ve şehzadenin Akkoyunlular’a karşı yaptığı bazı savaşlara katıldı [4]. Mustafa’nın kâtipliğini yapan Angiolello, şehzadenin 1474’teki ölümünden sonra İstanbul’a götürüldü.
Eflâtunpınarı’nda Akkoyunlu Yenilgisi (1472)
Akkoyunlu Padişahı Uzun Hasan, 1472’de Ömer Bey ile yeğeni Yûsufça Mirza’nın komutasında yaklaşık 20.000 kişilik bir kuvveti Osmanlı topraklarına gönderdi. Tokat’ı yağmalayan bu kuvvetin bir bölümü Karaman’a girdi ve onlarla savaşamayacağını anlayan Şehzade Mustafa Afyonkarahisar’a çekildi [5]. Fatih, oğluna Bursa’yı korumak için Afyon ya da Kütahya’ya çekilmesini ve Anadolu beylerbeyi Koca Dâvud Paşa ile birleşmesini emretmişti.
Dâvud Paşa, Konya valisi Şehzade Mustafa’nın yardımına geldi ve Eflâtunpınarı Savaşı’nın kazanılmasında rol oynadı [6]. Beyşehir ile Akşehir arasındaki Eflâtunpınarı’nda yapılan bu savaşta Yûsufça Mirza bazı mirzalar ve beylerle birlikte esir alındı. Akkoyunlu saflarında bulunan Karamanoğlu Süleyman ile İsfendiyaroğlu Kızıl Ahmed savaş meydanından kaçarak Uzun Hasan’ın yanına döndü, Karamanoğlu Kasım Bey ise İçel’e çekildi.
Otlukbeli’nde Sol Kolun Başında
Fatih Sultan Mehmed 1473 baharında Uzun Hasan’a karşı sefere çıktığında Şehzade Mustafa kendi birlikleriyle orduya Beypazarı’nda katıldı. 11 Ağustos 1473’te yapılan Otlukbeli Savaşı‘nda Osmanlı ordusunun sol kolunda, maiyetinde Anadolu Beylerbeyi Koca Dâvud Paşa’nın bulunduğu Şehzade Mustafa vardı [7]. Akkoyunlu sağ kolu dağıldıktan sonra Mustafa’nın emrindeki Anadolu azebleri Uzun Hasan’ın merkezine yüklendi. Uzun Hasan’ın oğlu Zeynel Mirza bu çarpışmada Osmanlı azebleri tarafından öldürüldü. 2 şehzadenin birlikte savaştığı Otlukbeli, Osmanlı kaynaklarında “Şehzadeler Savaşı” adıyla da anılır.
Şehzade Mustafa’nın Hastalığı ve Ölümü
Mustafa Otlukbeli’den sonra Konya’ya döndü ve birkaç ay sağlıklı yaşadı. 1473’ün sonlarında adamlarından Koçi Bey’i Develü Karahisar kalesini almaya gönderdi. Hastalığı bu sıralarda başladı ve kaleyi teslim almak için çıktığı 12 günlük seferde ağırlaştı. Fatih, oğlunun hastalığını haber alınca özel hekimi Yakub Paşa’yı (Maestro Iacopo) ve Gedik Ahmed Paşa komutasında bir kuvveti Karaman’a gönderdi.
Ilıman havanın iyi geleceği düşünülerek Niğde tarafına götürülen şehzade, 2 günlük yolculuktan sonra sıcak bir banyo yaptı; ardından durumu kötüleşti ve 1474 yazında yüksek ateşle öldü ve henüz 24 yaşındaydı. Ölümü gizlendi, cenazesi Bor’dan Konya’ya getirildi ve İstanbul’a bir ulak gönderildi. Padişahın öfkesinden çekinildiği için haberi Hoca Sinan Paşa verdi. Fatih 3 gün 3 gece yas tuttu ve şehirde matem ilan edildi. Mustafa’nın yerine Konya’ya kardeşi Cem gönderildi.
Şehzade Mustafa’nın Ölümü Neden Şüpheyle Karşılandı?
16. yüzyıl Osmanlı tarihçisi Gelibolulu Mustafa Âlî, Künhü’l-ahbâr’da şehzadenin bir namus meselesi yüzünden Vezîriâzam Mahmud Paşa tarafından zehirlendiğini yazar. Muâlî’nin Hünkârnâme’sinde ise Mustafa’nın ölüm döşeğinde lalasına, ölümünden Mahmud Paşa’yı sorumlu tuttuğunu söylediği anlatılır. Mahmud Paşa‘nın Otlukbeli seferi sırasında şehzadeye zehirli bir armut verdiği yolundaki rivayeti Angiolello kabul etmez. Angiolello, Mustafa’nın savaştan sonra yaklaşık 3 ay sağlıklı yaşadığını, ardından 6 ay içinde hastalanıp öldüğünü kaydeder.
Şehzadede görülen yüksek ateş, deri ve mukozalardaki kuruluk ve yaklaşık 6 ay süren hastalık seyri, 2020’de yayımlanan bir çalışmada güzelavratotu zehirlenmesinin belirtileriyle açıklanmıştır [8]. Aynı çalışma, adamotunu (mandragora) benzer etkileri olmakla birlikte daha zayıf bir ihtimal olarak değerlendirir.
Mahmud Paşa’nın Azli ve İdamı
Vezîriâzam Mahmud Paşa, Otlukbeli’den sonra kaçan Akkoyunlu kuvvetlerini takip ettirmemesi gibi gerekçelerle 1473’te görevden alınmıştı. Paşa, Şehzade Mustafa’nın ölümü üzerine taziye için İstanbul’a gelip padişahın huzuruna çıktı, fakat soğuk karşılandı. Şehzade ile arasında ailevi bir mesele bulunan Mahmud Paşa’dan şüphelenen Fatih, onu Yedikule’ye hapsettirdi ve kısa süre sonra idam ettirdi; idam tarihi Osmanlı kaynaklarında 18 Temmuz 1474 ya da 17 Ağustos 1474 olarak geçer [9].
Şehzade Mustafa Nereye Gömüldü?
Mustafa’nın cenazesi Konya’dan Bursa’ya götürüldü. Bursa Murâdiye Külliyesi’nin hazîresinde bugün Cem Sultan Türbesi diye bilinen yapı, Fatih Sultan Mehmed’in oğlu Şehzade Mustafa için yaptırıldı ve Bursa şer’iyye sicillerindeki bir kayda dayanılarak 1479’da inşa edildiği kabul edilir [10]. Türbe adını, 1499’da buraya defnedilen Cem Sultan’dan alır.
Kaynakça:
- Feridun Emecen, “Manisa”, TDV İslâm Ansiklopedisi, c. XXVII, Ankara 2003, s. 577-583.
- Doğan Yavaş, “Murâdiye Külliyesi”, TDV İslâm Ansiklopedisi, c. XXXI, Ankara 2020, s. 196-198.
- Halil İnalcık, “Mehmed II”, TDV İslâm Ansiklopedisi, c. XXVIII, İstanbul 2003, s. 395-407.
- Mahmut H. Şakiroğlu, “Angiolello, Giovanni Maria”, TDV İslâm Ansiklopedisi, c. III, İstanbul 1991, s. 196-197.
- Faruk Sümer, “Uzun Hasan”, TDV İslâm Ansiklopedisi, c. XLII, İstanbul 2012, s. 261-264.
- Şerafettin Turan, “Dâvud Paşa, Koca”, TDV İslâm Ansiklopedisi, c. IX, İstanbul 1994, s. 37-38.
- Erhan Afyoncu, “Otlukbeli Savaşı”, TDV İslâm Ansiklopedisi, c. XXXIV, İstanbul 2007, s. 4-6.
- Zeynep Tırmıkçıoğlu, “Baba, Oğul ve Zehir: Fatih Sultan Mehmed, Şehzade Mustafa, Cem Sultan ve II. Bayezid’in Ölümlerinin Onbeşinci Yüzyıl Zehirleri Işığında Yeniden Değerlendirilmesi”, Zeitschrift für die Welt der Türken, c. 12, sy. 2 (2020), s. 97-116 (s. 102-103).
- Şehabettin Tekindağ, “Mahmud Paşa”, TDV İslâm Ansiklopedisi, c. XXVII, Ankara 2003, s. 376-378.
- Semavi Eyice, “Cem Sultan Türbesi”, TDV İslâm Ansiklopedisi, c. VII, İstanbul 1993, s. 286-287.

