Yusuf Mirza (Yûsuf Bey), 15. yüzyılın ikinci yarısında Akkoyunlu ülkesinde yaşayan ve 1490’da Karabağ’da ölen bir Akkoyunlu şehzadesidir. Babası Uzun Hasan, annesi Selçukşah Begüm idi; Akkoyunlu hükümdarları Elvend ile Muhammedî onun oğullarıdır.
Yusuf Mirza, Uzun Hasan’ın Selçukşah Begüm’den doğan oğullarındandır. Sultan Halil, Yâkub Bey ve Mesih Mirza ile anne baba bir kardeşti. Uğurlu Mehmed, Zeynel Mirza ve Maksud ise babasının başka eşlerinden doğan kardeşleriydi.
Kıreli’de Esir Düşen Yûsufça Mirza ile Aynı Kişi mi?
Değildir. Ağustos 1472’de Kıreli yakınındaki Eflâtunpınarı’nda Osmanlı kuvvetlerine yenilen Akkoyunlu ordusunun kumandanı Yûsufça Mirza, Uzun Hasan’ın yeğeniydi. Yûsufça Mirza bu yenilgiden sonra yanındaki bazı mirza ve beylerle birlikte esir alındı [1].
1478 Taht Kavgasında Yusuf Mirza
Babasının 6 Ocak 1478’deki ölümünün ardından ağabeyi Halil hükümdar oldu. Halil, öz kardeşleri Yâkub ile Yusuf’u anneleriyle birlikte Diyarbekir’e gönderdi.
Diyarbekir’deki Akkoyunlu emîrleri Yâkub’un etrafında toplanınca 2 taraf 1478 yazında Hoy yakınlarında karşılaştı. Halil’in ölümüyle biten bu savaştan sonra Yusuf Mirza, tahta çıkan Yâkub Bey’in sarayında yaşadı.
Yâkub Bey Döneminde Yusuf Mirza
Yâkub Bey 12 yıl Tebriz’den hüküm sürdü. Yusuf Mirza’nın adı bu dönemde, hanedan içinde görülen bir evlilik meselesi üzerine Yâkub Bey’in çağırdığı aile meclisinde geçer; bu kengeşe Mesih Mirza ve Halil’in oğlu Ali Mirza da katıldı [2].
Selçukşah Begüm Yusuf Mirza’yı Tahta Geçirmek mi İstedi?
Selçukşah Begüm‘ün hükümdar olan oğlu Yâkub ile arası Tebriz yıllarında açıldı. Begüm, saltanat için Yâkub’dan çok Yusuf’u uygun görüyordu. 16. yüzyıl Osmanlı ve Safevi kaynaklarında Tâcü’t-tevârîh ile Ahsenü’t-tevârîh, bu yakınlığı ailenin 1490’daki ölümleriyle ilişkilendiren bir rivayet aktarır. Rivayette Yusuf Mirza, başka biri için hazırlanmış zehirli içeceği bilmeden içti ve Selçukşah Begüm de geri kalanını içerek öldü [3].
Yusuf Mirza Nasıl Öldü?
Akkoyunlu sarayı 1490 kışını Karabağ’daki kışlakta geçirirken Azerbaycan’da veba salgını vardı. Salgında önce Selçukşah Begüm, ardından Yusuf Mirza ve Yâkub Bey öldü [4]. Yusuf Mirza’nın ölümü, ağabeyinin 24 Aralık 1490’daki ölümünden kısa süre öncedir.
Yusuf Mirza’nın Oğulları
Yâkub Bey’in ölümünden sonra Akkoyunlu tahtı 7 yıl içinde Baysungur, Rüstem ve Göde Ahmed arasında el değiştirdi. Yusuf Mirza’nın oğulları bu karışıklığın son yıllarında tahta çıktı.
Muhammedî Mirza
Muhammedî Mirza, 1497’de Fars bölgesindeki Akkoyunlu beylerinin desteğiyle Şiraz’da hükümdar ilan edildi. Devletin 3 parçaya ayrıldığı yıllarda Elvend batıda, Uzun Hasan’ın kardeşi Cihangir’in oğlu Kasım Diyarbekir’de, Muhammedî ise Fars ile Irak-ı Acem’de sultan olarak tanındı [5]. Muhammedî Mirza 1500’de İsfahan yakınlarında Yâkub Bey’in oğlu Murad’ın kuvvetleriyle yaptığı savaşta öldü.
Elvend Mirza
Elvend Mirza 1498’de Âmid hâkimi Cihangir’in oğullarından Dayı Kasım ve Kiğı hâkimi Pilten Bey’in torunu Seyyid Gazi Bey tarafından Tebriz’de tahta çıkarıldı. Kardeşinin ölümünden sonra Murad ile 1500’de anlaşan Elvend, Azerbaycan, Arran ve Diyarbekir’i elinde tuttu; Irak-ı Acem, Fars ve Kirman Murad’a kaldı.
Elvend Mirza’yı Kim Yendi?
Erdebil şeyhi İsmail, 1501 yazında Nahçıvan yöresindeki Şerur’da Elvend Mirza’nın ordusunu dağıttı ve Tebriz’e girdi [6]. Elvend Mirza tahtını geri alamadı ve 1504’te Diyarbekir’de öldü.
Kaynakça:
- Faruk Sümer, “Uzun Hasan”, TDV İslâm Ansiklopedisi, c. XLII, İstanbul 2012, s. 261-264.
- Ayşe Atıcı Arayancan, “Akkoyunlu Sarayında Hristiyan Bir Şahbanu: Theodora Maria Katerina/Despina Hatun”, Ortaçağ Araştırmaları Dergisi, c. 7, sy. 1 (Haziran 2024), s. 83-102 (s. 89-90).
- Ayşe Atıcı Arayancan, “Akkoyunlu Sarayında Bir Begüm ya da Mehd-i Ulyâ: Selçukşah Begüm”, Avrasya Uluslararası Araştırmalar Dergisi, c. 7, sy. 20 (2019), s. 1-11.
- Faruk Sümer, “Akkoyunlular”, TDV İslâm Ansiklopedisi, c. II, İstanbul 1989, s. 270-274.
- Rosemarie Quiring-Zoche, “Āq Qoyunlū”, Encyclopaedia Iranica, vol. II, fasc. 2, London 1986, pp. 163-168.
- Hasan Geyikoğlu, “Şah İsmail’in Devlet Kurma Yolundaki Faaliyetleri ve Akkoyunlularla Şerur Muharebesi”, Atatürk Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Dergisi, c. 14, sy. 33 (2007), s. 217-225.

