Selçukşah Begüm, 1440 civarı ile 1490 arasında Akkoyunlu sarayında yaşayan bir Akkoyunlu hatunudur. Uzun Hasan’ın ilk eşi, Sultan Halil ile Yâkub Bey’in annesidir.
Selçukşah Begüm, Kara Osman adıyla da bilinen Karayülük Osman Bey’in oğlu Kör Muhammed’in kızıdır [1]. Uzun Hasan‘ın babası Ali Bey de Osman Bey’in oğlu olduğu için Selçukşah Begüm ile Uzun Hasan amca çocuklarıydı. Evlendiklerinde 1425’te doğan Uzun Hasan 15 yaşındaydı; bu, evliliğin 1440 civarında yapıldığını gösterir. Selçukşah Begüm’ün kardeşlerinden biri Dânâ Halil Bey’dir.
Uzun Hasan 1458’de Trabzon Rum İmparatorluğu’nun Komnenos hanedanından Despina Hatun ile de evlendi. 16. yüzyılda yazılan Osmanlı tarihi Tâcü’t-tevârîh’te Selçukşah Begüm, hükümdarın en sevdiği eşi olarak geçer. Selçukşah Begüm’ün Uzun Hasan’dan Halil, Yûsuf, Yâkub ve Mesih adlı oğulları oldu [2].
Selçukşah Begüm’e Hangi Unvanlar Verildi?
Kaynaklarda Selçukşah Hanım, Selçukşah Hatun, Begüm Hatun ve yalnızca Begüm adlarıyla da anılır. Kaynaklarda geçen Mehd-i Ulyâ, hükümdar anneleri için verilen bir unvandı. Uzun Hasan’ın sarayında kaleme alınan Kitâb-ı Diyârbekriyye onu “sırtlan” diye niteler. İbrâhim Gülşenî’nin hayatını anlatan menâkıbnâmede ise “Gezende Hatun” adıyla geçer; Farsça “gezend” kelimesi belâ ve zarar anlamına gelir [3].
Uzun Hasan Döneminde Saraydaki Yeri
Selçukşah Begüm, Uzun Hasan’ın divanı mezalim toplantılarına katılır ve iç ve dış işleri yakından izlerdi. Bağdat yolu açıkken hacca gitmedi; bu kararı devlet işlerinin aksamaması için verdiği kaydedilir. Akkoyunlu sarayına gelen yabancı heyetler arasında, Selçukşah Begüm için ayrıca bir elçi getirenler de vardı.
1473’te Osmanlı ordusuyla yapılan Otlukbeli savaşı sırasında Selçukşah Begüm, üvey oğlu Uğurlu Mehmed’in Osmanlı yenilgisini ordu içindeki itibarını artırmak için kendi eline geçirmek istediğini Uzun Hasan’a söyledi. Kitâb-ı Diyârbekriyye’de yer alan bu olayda Uzun Hasan, eşinin sözünü kabul ederek Uğurlu Mehmed‘i geri çağırdı.
Halil’in Veliahtlığı ve Uğurlu Mehmed’in Ölümü
Uzun Hasan, büyük oğlu Halil’i veliaht ilan ettirmişti. Halil Şiraz’da bulunduğu sırada Uzun Hasan Gürcistan seferinden ağır hasta döndü. Selçukşah Begüm bunun üzerine Halil’i Şiraz’dan saraya çağırttı.
Veraset sırasında Halil’in önündeki rakip Uğurlu Mehmed idi ve o, Erzincan’da Aralık 1477’de katledildi. 16. yüzyılda yazılan Ahsenü’t-tevârîh, Bayındır Bey adlı bir emîrin Selçukşah Begüm’ün fermanıyla Uğurlu Mehmed’i öldürmek için fırsat kolladığını kaydeder.
Uzun Hasan’ın Ölümünde Payı Var mıydı?
Ahsenü’t-tevârîh’te bu olaya bağlı bir rivayet daha yer alır. Bu rivayette hasta yatan Uzun Hasan, iyileşirse Uğurlu Mehmed’in katillerinden öç alacağına yemin eder; Selçukşah Begüm de bu sözden korkarak onu boğar. Uzun Hasan’ın ölümü 6 Ocak 1478’e rastlar; taht veliaht Halil’e kaldı.
Sultan Halil ile Arasının Açılması
Halil, tahta çıktıktan sonra kardeşi Maksud’u öldürttü. Yâkub’u Diyarbekir’e gönderirken kendi işlerine karışmasını önlemek için annesini de onunla birlikte yolladı [4]. Selçukşah Begüm, Âmid’de Doğu Anadolu’daki Akkoyunlu beylerini Yâkub’un yanına çekti.
Pambuklu çay kenarında toplanan bir kengeşte (danışma meclisi) emîrler Selçukşah Begüm’e bağlılık sözü verdi. Begüm, Yâkub’u savaştan vazgeçirmeye çalıştı ve Halil’e haber götürmesi için Hacı Beg-i Musullu’yu elçi tayin etti. Uzlaşma sağlanamadı ve 1478’de Hoy yakınlarındaki savaşla taht Yâkub Bey’e geçti.
Yâkub Bey Döneminde Selçukşah Begüm
Halil’in dul eşinin Çelebi Hüseyin ile evlenmesi üzerine toplanan aile meclisinin ardından, aynı gece çiftin öldürülmesine karar verildi. İbrâhim Gülşenî araya girince Yâkub Bey bu karardan vazgeçti, fakat onların sürgün edilmesine ses çıkarmadı.
Selim Kethüda’nın evlilikleri divana taşındığında Selçukşah Begüm bu tartışmaya da karıştı. Gülşenî, Yâkub Bey’e yazdığı mektupta annesini devlet işlerinden uzak tutmasını istedi. Yâkub Bey de annesine bundan sonra devletle ilgili hiçbir işe karışmamasını emretti.
Hayır İşleri ve Tasavvufla İlişkisi
Selçukşah Begüm, Tebriz Câmii’nin onarımı için 10.000 dinar harcadı. Camiye abdest suyu getirtti, yüksek bir kubbe ve hücreler yaptırdı. Bayburt’un Balahor köyünde onun adını taşıyan Selçukşah Hatun Zâviyesi vardı. Zâviye sonradan yıkıldı, fakat vakfiye kayıtları günümüze ulaştı.
Halvetî şeyhi Dede Ömer Rûşenî, Uzun Hasan’ın daveti üzerine Tebriz’e geldi ve 1468’den sonra Selçukşah Begüm’ün onun için hazırlattığı dergâha yerleşti [5].
Selçukşah Begüm Nasıl Öldü?
Selçukşah Begüm, 1490’da Karabağ’da öldü. Azerbaycan ve İran’da 1487-1490 yıllarında veba salgını yaşanıyordu ve kaynakların bir kısmı onun bu salgında öldüğünü yazar. Ahsenü’t-tevârîh ve Tâcü’t-tevârîh ise Selçukşah Begüm’ün kendi hazırladığı zehirli şerbeti içerek öldüğünü anlatır.
Oğulları Yûsuf Mirza ve Yâkub Bey de aynı günlerde öldü. Yâkub Bey’in ölüm tarihi 24 Aralık 1490’dır ve ölümünün vebadan mı zehirden mi olduğu belirsizdir [6].
Kaynakça:
- Faruk Sümer, “Uzun Hasan”, TDV İslâm Ansiklopedisi, c. XLII, İstanbul 2012, s. 261-264.
- Ayşe Atıcı Arayancan, “Akkoyunlu Sarayında Hristiyan Bir Şahbanu: Theodora Maria Katerina/Despina Hatun”, Ortaçağ Araştırmaları Dergisi, c. 7, sy. 1 (Haziran 2024), s. 83-102 (s. 89-90).
- Ayşe Atıcı Arayancan, “Akkoyunlu Sarayında Bir Begüm ya da Mehd-i Ulyâ: Selçukşah Begüm”, Avrasya Uluslararası Araştırmalar Dergisi, c. 7, sy. 20 (2019), s. 1-11 (s. 3).
- Faruk Sümer, “Akkoyunlular”, TDV İslâm Ansiklopedisi, c. II, İstanbul 1989, s. 270-274.
- Mustafa İsmet Uzun, “Dede Ömer Rûşenî”, TDV İslâm Ansiklopedisi, c. IX, İstanbul 1994, s. 81-83.
- Rosemarie Quiring-Zoche, “Āq Qoyunlū”, Encyclopaedia Iranica, vol. II, fasc. 2, London 1986, pp. 163-168.

