Akkoyunlu Sultanı Yakub Tahta Nasıl Çıktı?

» » Akkoyunlu Sultanı Yakub Tahta Nasıl Çıktı?

Sultan Yakub

Sultan Yakub (Yâkub Bey), 1478-1490 yılları arasında Azerbaycan, İran, Irak ve Doğu Anadolu’da hüküm süren bir Akkoyunlu hükümdarıdır.

Yakub, Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan’ın Selçukşah Begüm‘den doğan oğludur. Babasının ölümünden sonra tahta çıkan Sultan Halil onun öz ağabeyi idi; Yusuf Mirza ve Mesih Mirza da aynı anneden doğan kardeşleriydi. Şirvanşah Ferruh Yesâr, Yakub’un kayınpederiydi. Eşi Gevher Sultan’dan doğan oğulları arasında Baysungur, Hasan ve Murad vardır.

Sultan Yakub Tahta Nasıl Çıktı?

Uzun Hasan Ocak 1478’de Tebriz’de öldüğünde veliaht Halil, kardeşini başşehirden uzaklaştırıp Diyarbekir’in idaresine yolladı. Annesiyle birlikte Âmid’e giden Yakub, burada bir nökerlerle ordu kurarak ağabeyine karşı ayaklandı. Halil, Murad Bey’in isyanını bastırmakla meşgul olduğu sırada Yakub’un hareketini haber aldı ve onun üzerine yürüdü. 1478 yazında Hoy çayı kenarında yapılan savaşta Halil yenildi ve öldürüldü; Yakub Akkoyunlu hükümdarı oldu [1].

Yakub’un ordusunda sol kanadı yöneten emîrlerden biri Bayındır Bey idi. Halil’in saflarında savaşan Musullu boyunun beyi Sûfî Halil ise bu savaştan sonra Yakub’un hizmetine girdi ve onun döneminin en güçlü emîrlerinden biri hâline geldi.

Memlük Ordusunun Yenilmesi

Memlük sultanı Kayıtbay, 1480’de Diyarbekir bölgesine bir ordu gönderdi. Devâtdâr Yeşbek kumandasındaki Memlük kuvvetleri Ruha’yı (Urfa) kuşattı. Yakub’un gönderdiği Bayındır Bey, Biçenoğlu Süleyman Bey ve Sûfî Halil Ruha yakınlarında Memlük ordusunu bozguna uğrattı. Yeşbek esir düştü ve birkaç gün sonra idam edildi [2].

Bayındır Bey İsyanı

Ruha zaferinde ordunun başında bulunan Bayındır Bey, ertesi yıl Hemedan’da Yakub’a karşı ayaklandı. Hükümdarın üzerine gönderdiği kuvvetler isyancıları Kum yakınlarında yendi ve Bayındır Bey bu savaşta öldürüldü. Aynı yıllarda Şiraz ve İsfahan’da çıkan isyanlar da bastırıldı ve Akkoyunlu’nun sınırları Yakub döneminde değişmedi.

Gürcistan Seferleri

Yakub, babası gibi Gürcistan üzerine seferler düzenledi. 1480’lerin ikinci yarısında Akkoyunlu kuvvetleri Kartli’ye girdi. Kartli kralı 2. Konstantin bu sırada İmereti’de savaşıyordu; Akkoyunlu saldırısı onu batı Gürcistan’daki mücadeleden geri çekilmek zorunda bıraktı. 1488 kışında Akkoyunlu ordusu Kartli’nin merkezine yöneldi ve Konstantin’in barış teklifi sonuç vermedi.

Şeyh Haydar Neden Öldürüldü?

Erdebil’deki Safevî tarikatının şeyhi Haydar, Uzun Hasan’ın kız kardeşi Hatice Begüm’ün oğluydu. Uzun Hasan’ın Despina Hatun‘dan doğan kızı Alemşah Begüm ile evli olduğu için Yakub’un hem halazadesi hem de eniştesi idi. Haydar, müritlerini askerî bir güç hâline getirdi ve Kafkasya’daki Çerkezler üzerine akınlar düzenledi. Bu akınlar için Şirvan topraklarından geçmesi Şirvanşah Ferruh Yesâr ile çatışmaya yol açtı.

1488’de Haydar’ın kuşattığı Ferruh Yesâr, damadı Yakub’dan yardım istedi. Yakub’un Şirvan’a gönderdiği Akkoyunlu kuvvetleri, Şirvanşah askerleriyle birlikte Haydar’ı Derbend yakınlarındaki Tabasaran’da yendi. Haydar savaşta öldü ve cesedi Tebriz’e getirildi. Ali, İbrahim ve İsmail adlı oğulları anneleriyle birlikte Fars’taki İstahr Kalesi’ne hapsedildi [3]. Bu oğullardan İsmail, 1501’de Tebriz’i alarak Safevî Devleti’ni kurdu.

Sultan Yakub Döneminde Devlet İdaresi

Yakub’un hükümdarlığı, Hasan Padişah‘tan sonraki Akkoyunlu tarihinin en sakin dönemidir. Devlet, Tebriz’den yönetiliyordu ve Fars, Irak-ı Acem ve Diyarbekir gibi büyük vilayetler hanedan üyeleri ile Türkmen boy beylerine dağıtılmıştı. Bu düzen, beylerin kendi bölgelerinde vergi ve asker toplayarak güçlenmesine imkân veriyordu.

Kadı İsa Reformu Neyi Amaçlıyordu?

Yakub’un çocukluğunda hocalığını yapan Kadı İsa es-Sâvecî, onun hükümdarlığı süresince kazaskerlik makamında bulundu ve devlet idaresinde geniş yetkiler kullandı. Kadı İsa, son yıllarda mali ve idari bir düzenlemeye girişti. Amacı, Moğol döneminden kalan ve şeriatta yeri olmayan vergileri kaldırmak, geçmişte suyurgal ve temlik yoluyla dağıtılan toprakları gözden geçirerek devlet gelirlerini artırmaktı. Bu girişim, suyurgal sahibi Türkmen emîrlerinin tepkisini çekti. Yakub’un ölümünden 1 ay sonra, Ocak 1491’de Sûfî Halil, Kadı İsa’yı öldürttü ve reform yarım kaldı [4].

Kültür ve Sanat

Tebriz, Yakub döneminde şairlerin, âlimlerin ve nakkaşların toplandığı bir merkez oldu. Uzun Hasan’ın başlattığı Heşt Behişt Sarayı Yakub zamanında tamamlandı. 1510 civarında Tebriz’e gelen Venedikli tüccar Domenico Romano, sarayı kubbeli, sekizgen planlı ve büyük bir salonun etrafına dizilmiş odalardan oluşan bir yapı olarak tarif etti.

Ehlî-i Şîrâzî ve Bâbâ Figānî gibi Farsça yazan şairler Yakub’un sarayında bulundu. Fazlullah b. Rûzbihân Huncî, Yakub’un hükümdarlığını anlatan Târîh-i Âlem-ârâ-yı Emînî’yi onun himayesinde yazmaya başladı. Eser, 1478-1490 yılları Akkoyunlu tarihinin başlıca kaynağıdır.

Sultan Yakub Nasıl Öldü?

Yakub, 24 Aralık 1490’da Karabağ’da öldü. Ölümü, Azerbaycan’da veba salgınının sürdüğü ve hanedandan başka kişilerin de hayatını kaybettiği günlere rastlar. Ölüm sebebi kesinlik kazanmamıştır.

Sultan Yakub’dan Sonra Akkoyunlu Tahtına Kim Geçti?

Akkoyunlu emîrleri Yakub’un küçük yaştaki oğlu Baysungur’u tahta çıkardı. Devletin idaresi, Baysungur’un atabegi Sûfî Halil’in eline geçti. Bundan sonraki 10 yıl içinde taht hanedan üyeleri arasında sık sık el değiştirdi. Yakub’un oğlu Murad da bu mücadelede Akkoyunlu hükümdarı ilan edilenler arasındadır ve 1503’te Hemedan yakınlarında Şah İsmail’e yenildi.

Kaynakça:

  1. Faruk Sümer, “Akkoyunlular”, TDV İslâm Ansiklopedisi, c. II, İstanbul 1989, s. 270-274.
  2. Rosemarie Quiring-Zoche, “Āq Qoyunlū”, Encyclopaedia Iranica, vol. II, fasc. 2, London 1986, pp. 163-168.
  3. Tufan Gündüz, “Safevîler”, TDV İslâm Ansiklopedisi, c. XXXV, İstanbul 2008, s. 451-457.
  4. Vladimir Minorsky, “Akkoyunlular ve Toprak Reformları”, çev. Cüneyt Kanat, Belleten, c. 62, sy. 235 (Aralık 1998), s. 863-880.
  5. Chad G. Lingwood, “Jami’s Salaman va Absal: Political Statements and Mystical Advice Addressed to the Aq Qoyunlu Court of Sultan Ya’qub (d. 896/1490)”, Iranian Studies, vol. 44, no. 2 (2011), pp. 175-191.
İlk yayınlanma tarihi: 5 Kasım 2026

Bu makalede yer alan tüm bilgiler çeşitli resmi tarihi kaynaklardan faydalanılarak ekibimiz tarafından oluşturulmuştur. Detaylar için eksik bilgi bilgilendirme sayfamıza bakabilirsiniz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir