Koca Dâvud Paşa (ö. 1498), Fatih Sultan Mehmed döneminde Anadolu ve Rumeli beylerbeyiliği yapan, 1483-1497 yılları arasında 2. Bayezid’in sadrazamı olan Arnavut asıllı bir Osmanlı devlet adamıdır. Dâvud Paşa’nın 4 oğlu vardı. Bunlardan Mustafa Bey, II. Bayezid’in damadı oldu ve 1503’te Yanya sancakbeyi idi.
Dâvud, Arnavut asıllı bir kul olarak Enderun’da yetişti. Kaynaklarda “Koca” lakabının yanında “Derviş” lakabıyla da anılır. Doğum yılı ve saraya hangi yolla alındığı bilinmez.
Fatih Döneminde Sancakbeyilikten Beylerbeyiliğe
Dâvud, Çirmen sancakbeyi iken Macar ve Venedik topraklarına düzenlediği akınlarla dikkat çekti. 1470’te 700.000 akçelik bir dirlikle Ankara sancakbeyliğine getirildi, ardından Anadolu beylerbeyi oldu ve Karamanoğulları’na karşı yürütülen harekâtta görev aldı [1].
Dâvud Paşa Otlukbeli’de Ne Yaptı?
Anadolu beylerbeyi olarak 1472’de Eflâtunpınarı’nda Akkoyunlu kuvvetlerine karşı kazanılan zaferde bulundu. Fatih Sultan Mehmed’in ertesi yıl Uzun Hasan üzerine çıktığı seferde Anadolu askerinin başında yürüdü ve Has Murad Paşa‘nın öncü birliklerinin hemen arkasından ilerledi. Savaş düzeninde Şehzade Mustafa‘nın emrindeki sol kola bağlıydı.
11 Ağustos 1473’te Otlukbeli’de çarpışma başladığında Dâvud Paşa, Mahmud Paşa ile birlikte Akkoyunlu komutanı Gâvur İshak’ın üzerine gönderildi. Paşanın sert hücumu, İshak’ın tuttuğu tepeden inmesini engelledi ve Osmanlı birlikleri yüksek yerde savaş düzenine girdi. Anadolu askeri Akkoyunlu kuvvetlerini bu noktada oyalarken Şehzade Mustafa ovaya indi ve Zeynel Mirza’nın birliklerine saldırdı [2].
Tuna Seferinde Aldığı Yara
Dâvud Paşa, 1477 kışında Tuna boyunda yürütülen bir sefer sırasında kalelerden atılan bir güllenin göğsüne isabet etmesiyle yaralandı. Aynı yıl Süleyman Paşa’nın yerine Rumeli beylerbeyi oldu.
İşkodra Seferi ve Jabiyak’ın Alınması
Fatih 1478’de Venedik elindeki İşkodra’yı kuşattığında, Rumeli beylerbeyi Dâvud Paşa İşkodra Gölü kıyısındaki Jabiyak (Žabljak) kalesini aldı. Seferin ardından Vezîriâzam Karamânî Mehmed Paşa‘ya karşı çıktığı için Rumeli beylerbeyiliğinden alındı ve Bosna sancakbeyliğine gönderildi.
Bosna Sancakbeyliği ve Macar Sınırındaki Akınlar
Bosna sancakbeyi Dâvud, 1479’da padişahtan büyük bir akın için izin aldı ve 10.000’den fazla akıncı topladı. Bu kuvvet Una, Kupa, Sava ve Drava nehirlerini geçti ve Hırvatistan’daki Nedelište’ye kadar ilerledi; paşa, kaleyi savunanlara ağır cezalar verdirdi. 1480’de Hırvatistan’a ve Mura nehrinin ötesine bir akın daha düzenledi. Macar kralı Matthias Corvinus, Fatih’e yazdığı bir mektupta onu Macar idaresindeki toprakları yağmalamama sözünü bozmakla suçladı.
Aynı yıl bir Macar ordusu Yayçe’den (Jajce) çıkarak Vrhbosna’ya (Saraybosna) yürüdü. Dâvud Paşa önce dağlara çekildi, ardından Milodraž geçidinde ve Travnik yakınlarında Macar kuvvetleriyle çarpıştı [3].
II. Bayezid Döneminde Vezîriâzamlık
II. Bayezid 1481’de tahta çıkınca Dâvud Paşa’yı yeniden Rumeli beylerbeyiliğine getirdi, kısa süre sonra da vezir rütbesi verdi. Dâvud Paşa 1483’te İshak Paşa’nın yerine vezîriâzam oldu. Macarlar Alacahisar (Kruševac) yöresine saldırınca Rumeli’yi korumak için Sofya’ya gönderildi.
Adana ve Tarsus Nasıl Geri Alındı?
Osmanlı-Memlük savaşında Hersekzâde Ahmed Paşa Memlüklere esir düşünce Çukurova’daki harekâtı vezîriâzam bizzat üstlendi. Dâvud Paşa, 4.000 yeniçeri ve 10.000 azepten oluşan bir orduyla 1487’de Adana ve Tarsus’u Memlüklerden geri aldı. Memlüklerle birlikte hareket eden Turgut ve Varsak oymakları da bu seferde cezalandırıldı.
Arnavutluk Ayaklanması (1492)
II. Bayezid 1492’de Tepedelen’e kadar ilerledi ve Vezîriâzam Dâvud Paşa’yı Arnavut âsilerin üzerine gönderdi. Paşa çok sayıda esirle döndü, fakat Arnavutluk tam olarak yatıştırılamadı [4].
Davut Paşa Sadrazamlıktan Neden Azledildi?
Dâvud Paşa’nın 14 yılı aşan vezîriâzamlığı 1497’de sona erdi. Azline, padişahın damadı olan Akkoyunlu şahzadesi Göde Ahmed‘in Tebriz’e kaçması gerekçe gösterildi. Yerine Haziran 1497’de Hersekzâde Ahmed Paşa getirildi [5].
Dimetoka’da Son Yılları ve Ölümü
Azledilen paşa, yıllık 300.000 akçe emekli maaşıyla Dimetoka’ya gönderildi ve 20 Ekim 1498’de orada öldü. Naaşı İstanbul’a getirilerek Cerrahpaşa’daki külliyesinin önünde yaptırdığı türbeye gömüldü.
Dâvud Paşa’nın Serveti Ne Kadardı?
Ölümünden sonra paşanın bıraktığı servet yaklaşık 1.000.000 duka altın olarak tahmin edildi. Kazasker, mirastan 2.000.000 akçe resm-i kısmet alınmasını istedi; taraflar sonunda 5 yük, yani 500.000 akçe üzerinde uzlaştı.
Kaynakça:
- Şerafettin Turan, “Dâvud Paşa, Koca”, TDV İslâm Ansiklopedisi, c. IX, İstanbul 1994, s. 37-38.
- Erhan Afyoncu, “Otlukbeli Savaşı”, TDV İslâm Ansiklopedisi, c. XXXIV, İstanbul 2007, s. 4-6.
- Dušanka Bojanić, “Two Years in the History of the Bosnian Border Regions (1479 and 1480) – According to Ibn Kemal”, Prilozi za orijentalnu filologiju, sy. 36 (1987), s. 313-331 (s. 316-327).
- Şerafettin Turan, “Bayezid II”, TDV İslâm Ansiklopedisi, c. V, İstanbul 1992, s. 234-238.
- Şerafettin Turan, “Hersekzâde Ahmed Paşa”, TDV İslâm Ansiklopedisi, c. XVII, İstanbul 1998, s. 235-237.

