Kût’ül-Amâre Kuşatması

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (1 votes, average: 5,00 out of 5)
Loading...


 
 

Osmanlı İmparatorluğu Birinci Dünya Savaşı’nda birçok cephede olduğu gibi Ortadoğu coğrafyasında yer alan topraklarını kaybetmemek için de cephelerde mücadele ediyordu. Cephelerin çoğundan yenilgilerle dönen Osmanlı Ordusu’nun 1. Dünya Savaşı sırasında aldığı iki büyük zaferden bir tanesi olan Kût’ül-Amâre Kuşatması’nın sonuç olarak pek fazla getirisi olmadığı ve zafer kazanılmış olmasına rağmen sonrasında yapılacak olan anlaşmalarla savaşla elde tutulmuş olan toprakların antlaşmalarla İtilaf güçlerine verilme sonucu kendini göstermiştir. 1916 yılında Britanya güçlerine karşı verilen bu tarihi zaferin savaşı etkileyen sonuçları olmuş; ancak Osmanlı’yı etkileyen herhangi bir sonuç doğmamıştır.  Ancak Kût’ül-Amâre Kuşatması Türk tarihinde önemli bir zafer olarak tarih kitaplarındaki yerini de alan bir savunma muharebesi olarak kabul görmüştür.

Çoğu tarihçi tarafından İngilizlerin en büyük yenilgisi olarak gösterdiği Kût’ül-Amâre, en az Çanakkale Zaferi kadar önemli olmakla kalmayıp; Cihan Harbi’nin 10 ay daha uzamasına da neden olmuş bir gelişme olarak belirtilmektedir. Kût’ül-Amâre’de kazanılmış olan zafer sonrasında İstanbul ve Berlin hatlarında verilen yanlış kararlar sonrasında İngilizlerin yeniden bölgeye hâkim olması sonucu ortaya çıkmıştır. İngilizlerin Mezopotamya Harekatı adını verdikleri girişim ile önce Hindistan’a hâkim olması daha sonra da Dicle ile Fırat nehirleri arasında yer alan bölgede hakimiyet kurulması planlanıyordu. İngiliz ve Hintli birliklerden meydana getirilmiş olan Britanya kuvvetleri, 15 Ekim 1914’te Bahreyn, 21 Kasım 1914’te ise Basra Körfezi’nde yer alan Fav Yarımadası’na işgale başladılar. Bu bölgelere konuşlandırılan Osmanlı kuvvetleri ise İngilizlere göre zayıf olmasından dolayı pek fazla direnemediler. Kaybedilen Basra’yı geri almak üzere de binbaşılıktan yarbaylığa terfi eden Süleyman Askerî Bey komutasında bir Osmanlı birliği oluşturuldu.

osmanli-kut-kusatmasi

Osmanlı ordusunun Kut kuşatmasından bir resim.

Arap ve gönüllü kuvvetlerden meydana getirilecek olan yeni Osmanlı kuvvetleri İngiliz hatlarına 3 gün süren bir saldırı gerçekleştirmesine rağmen herhangi bir başarı elde edemedi. Şuayyibe’de meydana gelen savaş sonrasında Osmanlı askerlerinin şehit olmasından dolayı da Süleyman Askerî Bey bu duruma dayanamayıp; korulukta intihar etti. Bu mücadeleden sonra herhangi bir önemli direnişle karşılaşmayacağına inanan İngilizler Bağdat’a doğru ilerlemeyi sürdürdü. Herhangi bir mücadele ile karşılaşmadan önce Kurna sonra da Amare’yi ele geçirdiler.



Ardından Kût’ül-Amâre’ye doğru hareket eden İngiliz kuvvetleri Albay Nurettin Bey komutasındaki birlikler tarafından karşılandı. 27 Eylül 1915 tarihinde İngilizleri Kut önünde karşılayan Albay Nureddin Bey başarılı bir direniş örneği de göstermiş oldu. İlk olarak Bağdat’ın 30 km güneyine çekilen Osmanlı Ordusu; İngilizleri üzerine çekerek başarılı bir savunma savaşı gerçekleştirdi. General Townsend komutasında püskürtülen İngilizler Dicle nehri ile çevrili olan Kut yarımadasında kuşatılmış oldu. 4 ay 23 gün süren bu kuşatma sonrasında gerek İngilizler gerekse de Türk kuvvetleri büyük oranda kayıplar verse de zafer Türk güçlerinin oldu. 26 Nisan tarihinde General Townsend teslim olduklarını belirten bir mektup yazarak; savaşı Türk kuvvetlerinin kazandığını da bildirdi. Bunun üzerine tüm İngiliz cephanesi imha ettirildi ve General Townsend de dahil 4 general Osmanlı tarafından esir alındı.

kut-bilgi

Kut Kuşatmasının sayılarla ifadesi. Resmin kaynağı: Al Jazeera Turk

Kût’ül-Amâre Kuşatmasının Sonuçları

  1. Kût’ül-Amâre Kuşatması 5 aylık süre sonrasında Osmanlı kuvvetlerinin zaferi ile sonuçlandı.
  2. İngiliz birliklerinden 13 general, 481 subay, 7 bini Hintli 13 bin 600 İngiliz askeri Türk kuvvetleri tarafından esir alındı.
  3. Kuşatma sonrasında İngilizler 40 bin kayıp verirken; Osmanlı’da ise bu sayı 25 bini buldu.

Osmanlı Ordusu İngiltere’nin Mezopotamya Harekatı’na geçici olarak son verse de yapılan antlaşmalar ve Cihan Harbi’nden yenik çıkan Osmanlı’nın Kût’ül-Amâre Kuşatması’nda almış olduğu galibiyetin sonuçları da pek uzun ömürlü olmadı.

Kût’ül-Amâre Kuşatması’nın Önemi

Dünya Savaşı’na kadar yenilmez olarak tanımlanan İngilizlerin yenilebilir olduğu Kût’ül-Amâre Zaferi sonrasında görülmüş oldu. Aynı zamanda tarihçiler İngilizlerin Dünya Savaşı’nda aldığı en büyük darbenin Kût’ül-Amâre olduğunu da belirterek; Türklerin askeri alanda başarılı sonuçlar alabilecek potansiyelde bir ulus olduğu da nitelendirilmiştir.

Yardımcı Olabilecek Videolar

Yardımcı Olabilecek Bağlantılar

Yorum Yaz!