Tokat Katliamı, Ağustos 1472’de Akkoyunlu padişahı Uzun Hasan‘ın gönderdiği kuvvetlerin Osmanlı Devleti’ne bağlı Tokat şehrini yağmalayıp yakması ve halkına karşı giriştiği şiddet olayıdır.
1472’den Önce Tokat
Tokat, 1398’de Yıldırım Bayezid tarafından Sivas ile birlikte Osmanlı topraklarına katıldı. 1413’te kurulan Rum eyaletinin ilk beylerbeyi Biçaroğlu Hamza Bey idi ve eyaletin merkezi 1520’ye kadar Tokat’ta kaldı. 1455 tarihli tahrir defterine göre şehirde 54 mahalle vardı; bunların 46’sı Müslümanlara, 8’i gayrimüslimlere aitti. Şehrin 12.000 ile 13.000 arasındaki nüfusunun 4.000’ini Hristiyanlar oluşturuyordu ve Tokat bu yıllarda Osmanlı şehirlerinin en kalabalıklarından biriydi [1].
Karaman Meselesi ve Akkoyunlu Müdahalesi
Gedik Ahmed Paşa 1472’de Silifke-Ermenek yolu üzerinde bulunan ve Karamanoğlu Pîr Ahmed Bey’in ailesi ile hazinesinin saklandığı Meynan (Mokan) Kalesi’ni, ardından Luluva Kalesi’ni aldı. Ülkelerinden çıkarılan Pîr Ahmed ve Kasım beyler Uzun Hasan’a sığınarak yardım istedi. Uzun Hasan 1472 baharında eski Trabzon imparatorunun bir yeğenini Trabzon üzerine gönderdi; İsfendiyaroğlu Kızıl Ahmed Bey ile Karamanlı beyleri de 30.000 kişilik bir Akkoyunlu kuvvetiyle Orta Anadolu’ya yolladı [2].
Bu kuvvetler Tokat’a ilk kez yönelmiyordu. 1470’te Pîr Ahmed, Kasım, Kızıl Ahmed ve Akkoyunlu Zeynel Bey komutasındaki 30.000 kişilik bir kuvvet Erzincan’dan Tokat’a doğru harekete geçmişti.
Tokat Neden Hedef Seçildi?
Akkoyunlu tarafının anlatımına göre Pir Ahmed Süleyman Bey, Osmanlı askerlerinin Karaman’da kadın ve çocuklar dâhil Müslümanları öldürdüğünü Uzun Hasan’a anlattı. Uzun Hasan da yapılana misliyle cevap vermek için kuvvetlerini Osmanlı Devleti’nin az korunan uç şehirlerinden Tokat’a gönderdi. Saldırıyı yapanların bir amacı da Meynan ve Luluva’nın Osmanlılarca alınmasının intikamını almaktı.
Uzun Hasan bu sırada Osmanlılar’a karşı kullanmak için Venedik’ten top ve ateşli silah bekliyordu ve 30 Mayıs 1472’de bu amaçla Venedik’e elçi göndermişti. Saldırının yaz sonunda yapılması, mevsimin ilerlemesi yüzünden Fatih Sultan Mehmed’in büyük bir orduyla doğuya yürümesini zorlaştırıyor ve Venedik silahlarının ulaşması için zaman kazandırıyordu [3].
Tokat’ın Yağmalanması
Tokat’a giren birliğin başında Bektaşoğlu Emîr Ömer Bey ile Uzun Hasan’ın yeğeni Yûsufça Mirza bulunuyordu. Osmanlı kroniklerindeki anlatıma göre Ömer Bey sınırı bir hileyle geçti ve Tokat’ı ansızın bastı. Topkapı Sarayı Müzesi Arşivi’ndeki bir fetihnâme, baskının Ağustos 1472’de yapıldığını gösterir. Emîr Ömer Bey şehri baştan başa yağmaladı ve yaktı [4]. Büyük ve bayındır bir şehir olan Tokat, Osmanlı anlatımında taş üstünde taş bırakılmayacak biçimde tahrip edildi.
Tokat Yağmasına Neden Katliam Denir?
Akkoyunlu tarihine dair Hasan Bey Rumlu’nun Ahsenü’t-Tevârîh adlı eserinde, Bekta oğlu Emir Bey Musullu adıyla anılan komutanın Tokat’ı kolayca ele geçirdiği ve şehirde yağma ile katliam yaptığı yazılıdır [5]. Bu eserin Akkoyunlu bölümü büyük ölçüde Ebû Bekr-i Tihrânî’nin Kitâb-ı Diyârbekriyye’sine dayanır; Tihrânî’nin eserinde bu savaşı anlatan bölümler günümüze ulaşmamıştır. Tokat’ta halka yapılan zulüm, Timur’un Sivas’ta yaptıklarını hatırlatacak ölçüdeydi.
Saldırıdan Sonra Akkoyunlu Kuvvetleri
Ömer Bey, Tokat’ın yağmalanmasından sonra ülkesine döndü [6]. Akkoyunlu anlatımında bu dönüşün nedeni, Amasya valisi Şehzade Bayezid’in (2. Bayezid) üzerine geldiğinin haber alınmasıdır; Akkoyunlu kuvveti Tokat’tan ayrılarak Diyarbekir’e çekildi. Yûsufça Mirza komutasındaki kuvvetler ise Sivas ve Kayseri’yi geçerek Karaman’a ilerledi [7]. Bu kuvvetler Aksaray üzerinden Konya’ya ulaştı ve Karaman valisi Şehzade Mustafa, karşı koyamayacağını anlayarak Afyonkarahisar’a çekildi.
Osmanlı Devleti Tokat Yağmasına Nasıl Karşılık Verdi?
Tokat’ın yağmalandığı haberi İstanbul’da yıldırım etkisi yaptı. Fatih Sultan Mehmed önce Uzun Hasan’ın üzerine yürümeyi düşündü, ancak bu kararından vazgeçti. Vezîriâzam Rum Mehmed Paşa‘yı azletti ve Mahmud Paşa’yı yeniden vezîriâzamlığa getirdi. Şehzade Mustafa’ya Anadolu beylerbeyi Dâvud Paşa ile birleşmesini emretti. Osmanlı kuvvetleri Ağustos 1472’de Beyşehir yakınlarındaki Eflâtunpınarı’nda Akkoyunlu ordusunu yendi ve Yûsufça Mirza esir alındı. Fatih, kışı İstanbul’da savaş hazırlığıyla geçirdi.
Tokat Üzerindeki Etkileri
II. Bayezid döneminde hazırlanan 1485 tarihli tahrir defteri, Tokat’ın uğradığı tahribatın izlerinin henüz silinmediğini gösterir. Şehirdeki 54 mahallenin 42’si Müslümanlara, 4’ü gayrimüslimlere aitti, 8 mahallede ise karışık yerleşim vardı. 1455’te 12.000 ile 13.000 arasında olan şehir nüfusu, 1485’te 7.000 ile 8.000 arasına düştü.
Tokat Yağması ile Otlukbeli Savaşı Arasında Nasıl Bir Bağ Vardır?
Fatih Sultan Mehmed, Uzun Hasan’a yazdığı mektupta onu Tokat ve Karaman’a asker gönderip halka zulmettirmekle suçladı ve baharda savaşa çağırdı. Fatih Mart 1473’te Üsküdar’dan Uzun Hasan’ın üzerine yürüdü ve 11 Ağustos 1473’te Otlukbeli’nde Akkoyunlu ordusunu yendi.
Kaynakça:
- Ali Açıkel, “Tokat”, TDV İslâm Ansiklopedisi, c. XLI, İstanbul 2012, s. 219-223.
- Halil İnalcık, “Mehmed II”, TDV İslâm Ansiklopedisi, c. XXVIII, Ankara 2003, s. 395-407.
- Remzi Kılıç, “Fatih Devri (1451-1481) Osmanlı-Akkoyunlu İlişkileri”, Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, sy. 14 (2003/1), s. 95-118 (s. 104-105).
- Erhan Afyoncu, “Otlukbeli Savaşı”, TDV İslâm Ansiklopedisi, c. XXXIV, İstanbul 2007, s. 4-6.
- İlhan Erdem, “Akkoyunlu Kaynaklarına Göre Otluk Beli (Başkent) Savaşı”, OTAM: Ankara Üniversitesi Osmanlı Tarihi Araştırma ve Uygulama Merkezi Dergisi, sy. 4 (1993), s. 152-153.
- Faruk Sümer, “Uzun Hasan”, TDV İslâm Ansiklopedisi, c. XLII, İstanbul 2012, s. 261-264.
- Rosemarie Quiring-Zoche, “Āq Qoyunlū”, Encyclopaedia Iranica, vol. II, fasc. 2, London 1986, pp. 163-168.

