Kerbela Olayı

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (No Ratings Yet)
Loading...


kerbela-olayi
 
 

İslam tarihi alanında yer alan en önemli olaylardan bir tanesi olan Kerbela Olayı; İslâm coğrafyasını ciddi olarak bölmüş bir vaka olarak adlandırılmaktadır. Kerbela Olayı’nı daha iyi algılayabilmek adına da Hz. Muhammed dönemi sonrasındaki dört halife ve Muaviye dönemini de incelemek gerekecektir.  Özellikle Muaviye döneminde meydana gelmiş olan olaylar Kerbela Olayı’nı tetikleyen unsurlar olarak kendini göstermiştir.

632 yılında vefat eden peygamberimiz Hz. Muhammed’den sonra Hz. Ebubekir, Hz. Ömer, Hz. Osman ve Hz. Ali sırasıyla halifelik makamına oturmuşlardır. Hz. Osman’ın öldürülmesinden sonra makamı devralan Hz. Ali; katilleri bulmamakla suçlanmış olup; bu tür suçlamalar bir kaos ortamının da habercisi niteliğinde kendini göstermiştir. Bu tür fikir ayrılıkları sonrasında da Hz. Ali ile Muaviye arasında Sıffin Savaşı meydana gelmiş ve İslâm medeniyeti iki ayrı koldan yönetilmeye de başlamıştır. Hz. Ali Küfe etrafında yönetimde yer alırken; Muaviye ise Şam merkezli halifeliğini ilan etmişti.

İki İslâm devletinin meydana gelmesinden dolayı Müslüman halk içerisinde de ayrışmalar ve mezhepler de oluşmaya başlamıştı. Gittikçe gerginleşen ortam Hz. Ali’nin bir harici taraftar tarafından öldürülmesi ile zirveye ulaşmıştı. Hz. Hasan’ın halifelik sırasını Muaviye’ye bırakması da ortaya çıkacak olan gelişmelerin habercisi olacak nitelikteydi. Yalnız Muaviye ölmeden önce halifeliği Hz. Muhammed’in torunu olan Hz. Hüseyin yerine oğlu Yezid’e bırakınca savaş kaçınılmaz olmuştu.

Halifelik makamı seçim usulü ile belirlene bir görev olmasını engelleyen Muaviye; oğlu Yezid’i halife yapınca halkın büyük bir çoğunluğunu tepki koyduğu bir durum ortaya çıkmıştı. Muaviye, halifelik makamını saltanat haline getirmesinden dolayı; ona karşı olan tepkiler adeta çığ gibi büyüyordu. Yezid’in halifelik makamına oturur oturmaz Medine valisine yazdığı mektupta kendine itaat etmesi gerektiğini de belirtmesi üzerine; Hz. Hüseyin taraftarları da harekete geçmiştir. Özellikle Küfe halkı Hz. Ali’ye olan bağlılıklarını Hz. Hüseyin’e de yansıtarak; gereken desteği verebileceklerini iletmişlerdir. Küfe’ye davet edilen Hz. Hüseyin bunun üzerine Küfe’ye giderek verilen daveti kabul etti.

kerbela-harita

Kerbela Olayı’nın olduğu harita.

Ailesi ile beraber Küfe’ye doğru hareket eden Hz. Hüseyin ve ailesi Kerbela yakınlarında Yezid’in ordusu ile karşı karşıya geldi. Hz. Hüseyin’in etrafında bulunan 70 kişiye karşılık Yezid’in ordusunda 4500 kişi bulunuyordu. Sayıca az olan Hz. Hüseyin ve etrafındakiler Yezid tarafından katledildi. Hz. Hüseyin’in ailesi de bu mücadele sonrasında esir alındı.


Kerbela Olayı’nın Sonuçları

  • Kerbela Olayı sonrasında İslâm coğrafyasında var olan Sünni-Şii çatışması daha şiddetli hale gelmiştir.
  • İslâmiyet’te mezhep ayrılığı daha da derinleşmiştir.
  • Şiâ hareketi ortaya çıkmıştır.

Şiâ Mezhebi

Kerbela Olayı sonrasında daha da aktif olan Şia mezhebi başlangıç noktası açısından Hz. Muhammed’e dayanan bir dini fikir akımıdır. Şia mezhebine bağlı olan kişiler Emevilerin ve dört halifenin (Hz. Ali hariç) makamlarına karşı çıkan bireyler olarak kendilerini göstermişlerdir. Bu tür bir düşünceye dayanak olarak ise Hz. Muhammed’in ölmeden önceki bir olayı kaynak olarak da göstermişlerdir.

Şia mezhebine kaynaklık eden olayda Hz. Muhammed ölmeden önce yakınındakilerden kâğıt ve kalem isteyerek yeni halifenin kendisi tarafından belirleneceğini belirtir. Şia mezhebine göre Hz. Muhammed’in bu isteği yerine getirilseydi kâğıtta yer alan isim Hz. Ali olacaktı. Her konuda ayrışan Sünni ve Şii mezhepleri sadece Kerbela Olayı konusunda birleşerek; bu acı ve üzücü olayı yâd ile anmaya her yıl devam etmektedirler. Hz. Hüseyin’in şehit edilmesine denk gelen tarih olan Muharrem ayının 10. günü münasebeti ile aşureler dağıtılmakta ve Sünni mezhebine mensup olan Müslümanlar tarafından sessiz bir biçimde anılmaktadır.

Kerbela Olayı Şii mezhebinde yer alan Müslümanlar tarafından ise törenlerle yâd edilmekte olup; içlerinde yer edinen acının zaman zaman dışa vurulduğu da gözlemlenebilmektedir. Hz. Hüseyin’e bu denli bağlı olan bir mezhebin her yıl aynı şekilde matem tutmasına da tanıklık edebilmek mümkündür.

Yardımcı Olabilecek Videolar

Yardımcı Olabilecek Videolar Bağlantılar

Yorum Yaz!

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

+ 49 = 55