Şeyh Sait İsyanı (Nedenleri, Önemi ve Sonuçları)

» » Şeyh Sait İsyanı (Nedenleri, Önemi ve Sonuçları)

Şeyh Sait İsyanı

Cumhuriyet rejiminin kabul edilmesi Türkiye’de kolay bir şekilde gerçekleşmemiştir. Bu durumun ilk belirtilerinden biri de 1925 yılının şubat ayı ile başlayan Şeyh Sait İsyanı’dır. Şeyh Sait, Elazığ’da dünyaya gelen ve dini eğitimin yanı sıra pek çok farklı alanda da eğitim almış olan âlimlerden biri olarak görüldüğü rivayet edilmektedir. Ayrıca kendisi Şeriat yanlısıdır. Dinin gerekliliklerine bağlı kalmak konusundaki özeninden sonra Şeyh Sait, kısa süre içerisinde farklı yerlerden de taraftarlar edinmeyi başarmıştır.

Şeyh Sait İsyanı Sebepleri

Şeyh Sait İsyanı sebepleri siyasal ve politik unsurlar olarak öne çıkmaktadır. Büyük devletlerin oyunları neticesinde Türkiye’nin iç karışıklıklar yaşamalarına önayak olunmuştur. Bu çerçevede karışıklıklardan yararlanan dış güçler, belli avantajlar elde etmişlerdir.

Özellikle İngilizler bu isyan sırasında en karşı çıkan devlet konumuna gelmiştir. Bundan ötürü bazı kesimler Şeyh Sait’in zaman içerisinde İngiliz ajanı haline geldiğini de düşünmektedir.

Halkın dini duyguları ve bu alandaki hassasiyeti kullanılmak istenmiştir. Cumhuriyet sonrasında dinin yok olacağı düşüncesi aşılanan bir kesim, “Din elden gidiyor” düşüncesi ile birlikte Şeyh Sait İsyanına katılım sağlamışlardır.

Şeyh Sait İsyanı Önemi

Şeyh Sait İsyanı ile cumhuriyet rejiminin getirdiği yenilikler baltalanmaya çalışılmıştır. Bu alanda İngiltere’nin isyancılara vermiş olduğu destek bilinmektedir.

Türkiye’nin gelişim sürecine getirmiş olduğu olumsuz etkileri olmuştur. Bunun yanı sıra isyan sırasında pek çok insan dini görüşleri üzerinden kandırılmıştır. Ülkemiz içeresinde dini inanların manipüle edilerek çıkarılan karışlıklardan en büyüklerinden biri olan Şeyh Sait İsyanının önemli yönlerinden biri de budur. İsyanın,  farklı devletlerden almış olduğu destek çerçevesinde kısa süre içerisinde büyümesi sonrasında Kürt hareketi haline geldiği de bilinmektedir.

Şeyh Sait İsyanı Özellikleri

Şeyh Sait İsyanı özelliklerinin başında, isyanın cumhuriyetin kurulmasından sonra meydana gelen ilk büyük çaplı ayaklanma olması yer almaktadır. Bunun yanı sıra isyanlarda hilafetin kaldırılmasının etkili olduğu da bilinmektedir. Üstelik çok partili döneme geçiş sırasında patlak veren isyanlar, bu çerçevede ülkenin bu gibi bir geçişe hazır olmadığını da göstermiştir.

İsyan neticesinde Terakkiperver Cumhuriyet Fıkrası kapatılmıştır. Bu da ilk kez denenen çok partili hayata geçiş çalışmalarının ertelenmesine neden olmuştur.

İsyanın özelliklerinden biri de Musul Sorununa istenen özenin gösterilmesine mani olması ile alakalıdır. Sorun için yapılan görüşmelere Şeyh Sait İsyanı ile ilgilenmek için katılım gösterilememesi sorunun İngiltere lehine alınan bir kararla neticelenmesine neden olmuştur. Bu da isyanın İngiltere tarafından desteklendiğinin önemli göstergelerinden biridir.

Şeyh Sait İsyanı Sonuçları

Öncelikle ülkede Takrir-i Sükûn Kanunu çıkarılmıştır. Sonrasında ise İstiklal Mahkemeleri yeniden kurulmuştur.

Güvenlik ekipleri tarafından giderek köşeye sıkıştırılan Şeyh Sait, 15 Nisan günü jandarmaya teslim olmuştur. Teslim olmasından sonra hem Şeyh Sait hem de yandaşları İstiklal Mahkemelerinde yargılanmıştır. Alınan kararlar neticesinde en son Şeyh Said olmak üzere isyan katılımcılarının tamamı idam edilmiştir. İdam töreni için yapılan hazırlıklar neticesinde idamların tamamı halk ve özel konuklarca izlenebilmiştir.

Ayrıca Şeyh Sait İsyanı, tekke ve zaviyelerin artık kapatılma kararının verilmesinde de etkili olmuştur. Müslümanların dini duygularını manipüle eden bu tür kurumlar tamamen kapatılmıştır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir